Okuma Yazma

Şu son zamanlarda internete girip blogları karıştırmak, Ekşi Sözlük okumak eziyet oldu. Çünkü ne hikmetse buralarda yazı yazanlar imlaya asla dikkat etmiyorlar. Yazdıklarını okumamalarından olacak aksayan cümleleri de fark edemiyorlar ama imla bozukluğu göze daha çok batan berbat bir şey. Fakat mesele ne yazık ki bu sevdiğim mecralarla mahdut (sınırlı) değil. Uzun zamandır takip ettiğim…

Ataç ve Tenkit

  Türk Dili mecmuasının Eylül 2014 sayısında Nurullah ATAÇ özel bölümü var. Ataç hakkında yazılar bu sayıda. Mevzu Ataç olunca tenkit meselesi mutlaka ruznameye (gündeme) geliyor. Bundan birkaç ay evvel Edebiyat İlmi serlevhalı (başlıklı) bir yazı yazmıştım. İçtimaî (sosyal) ilimlerden saydıkları edebiyatın ilim olarak telakki edilmesini niçin anlayamadığımı anlatmıştım. Edebiyatı lisan, musiki, riyaziyât (matematik), hendese…

Tenkit Üzerine

Bundan birkaç sene evveline kadar münekkit olmak için gayret ediyordum. Fakat bugün geldiğim noktada bırakın münekkitlik etmeyi, matbuatı bile takip etmiyorum. Tembellik deyin, heves kırıklığı deyin, ne derseniz deyin; yeni çıkan kitapları okuyasım, takip edesim gelmiyor. Yenilerini okumuyorum da eskileri mi okuyup tenkit ediyorum? Onu da yapamıyorum. Şairlik gibi münekkitliğe de kabiliyetim olmadığına ikna oluyorum…

Bacon’ın Denemeleri

Francis Bacon’un denemelerini okudum. Kitap hoşuma gitti doğrusu. Zaten edebî neviler arasında en sevdiğim nevi şiirden sonra denemedir. Şiirin yeri her zaman ayrıdır. Şiirden sonra gelen denemenin yerini zaman zaman roman alabilir mi diye düşünüyorum ama alamayacağına hükmediyorum. Çünkü deneme okurken ekseriyetle eğleniyorum ama severek okuduğum, içime işleyen bir roman binde bir çıkıyor. En sevdiğim…

Bir Tanıtım Üzerine

Cumhuriyet Kitap gibi ciddi ve mühim bir gazete ilavesinin 30 Ocak 2014 tarihli sayısında Elif Şafak’ın son kitabı Ustam ve Ben’in tanıtımını görünce biraz hayret ettim. Cumhuriyet Kitap’a yakıştıramadım da onun için. Ama sonra kendi kendime yayın ile yayımla- fiili arasındaki farkı bilmeyen Metin Celal’in yazdığı, Cumhuriyet Kitap’ın incisi Türkçe Günlükleri’nin muharriri Feyza Hepçilingirler’in kıymetinin…

Güzel Tercüme

Ben kendimi bir edip olarak görmüyorum. O yüzden yeni okuduğum Steinbeck’in selâsesini (üçlemesinin) edebi kıymeti hakkında değil de bu selâsenin Orhan Azizoğlu’nun kaleminden çıkan nefis tercümesi hakkında konuşacağım. Benim bu tercümeyi takdir etmemin asıl sebebi, Orhan Azizoğlu’nun İngilizce ifadeleri Türkçenin tefekkür tarzına tercüme etmesidir. Steinbeck’i anlayacak kadar İngilizce bilmiyorum. O yüzden kitabın aslını bir elime,…

Mecmualardan Ocak

Epeydir mecmualardan yazılarımı yazmıyordum. Mecmuaları tetkik edip beğendiğim kısımları yazmayı özlemişim. Şu anda şubat ayındayız, ocakta neşrolunan mecmuaları yazmak için biraz geç kaldım ama ocak mecmuaları bence kıymetli ve hala raflarda. Yazımda bu sefer yeni mecmualardan bahsedeceğim. Bunların bazıları benim ilk defa aldığım edebiyat mecmuaları, bazıları da tarih mecmuası. Mecmualarımız serlevhalı yazımı okuyanlar bilirler artık…