Bacon’ın Denemeleri

Francis Bacon’un denemelerini okudum. Kitap hoşuma gitti doğrusu. Zaten edebî neviler arasında en sevdiğim nevi şiirden sonra denemedir. Şiirin yeri her zaman ayrıdır. Şiirden sonra gelen denemenin yerini zaman zaman roman alabilir mi diye düşünüyorum ama alamayacağına hükmediyorum. Çünkü deneme okurken ekseriyetle eğleniyorum ama severek okuduğum, içime işleyen bir roman binde bir çıkıyor. En sevdiğim…

Kahveniz Nasıl Olsun?

                              Uzun zaman bekledikten sonra nihayet kahve ile alakalı güzel bir kitap olan Kahveniz Nasıl Olsun’u okudum. Sanıyorum bir sene evvel neşrolunmuştu bu kitap ve Cumhuriyet gazetesinin kitap ilavesinin vitrin kısmında boy göstermişti. Muharriri Beşir Ayvazoğlu’na Türk Edebiyatı mecmuasından aşina idim…

Ankara Romanı Hakkında

  Yakup Kadri’nin Ankara romanını okudum. Bana hediye edilen bir kitaptı da ayıp olmasın diye o kadar kitap varken bunu okudum. Ama vazife ifa ediyorum hissine kapılmadım doğrusu. Kapılsam güzelliklerini göremezdim. Güzelliklerine ve hatta ihtiva ettiği fikirlere hakim olduğumu düşünüyorum. Yakup Kadri’nin lisanını menfi cihette tenkit edecek değilim. Lisan inkılabından oldukça uzak durduğu muayyen. Öztürkçe…

Dedim Ah Üzerine Tenkit

Feyza Hepçilingirler’in en meşhur kitabı Türkçe Off’un ikincisi vasfındaki Dedim Ah’ı iki ayrı kısımda tenkit etmek istiyorum. İlk kısımda kitabın muhtevasından değil de üslubundan bahsetmek niyetindeyim. İkinci kısımda da Feyza Hanım’ın fikirlerini tenkit edeceğim. Bu ikinci kısım, tahmin edersiniz ki daha uzun olacak. Çünkü ben fikir tenkit etmeyi severim. Öbüründen pek anlamam; en azından şimdilik…

Tenkit-Vurun Kahpeye

Bir şaheser hakkında tenkit yazmak kolay iş değilmiş. Bunu, yazmaya niyetlenip masa başına oturduğumda anladım. Evet bu kitap herkese kattığı gibi bana da çok şey kattı ama bunları yazıya dökmek, birer birer izah etmek pek mümkün değil gibi görünüyor. Yine de eserin bir “şaheser” olduğunu söyleyerek başlayabilirim.Bir eser neden şaheser olur? Ben çarpıldığım eserleri böyle…

Romeo ve Juliet

Bana öyle geliyor ki insan kendi kendine seçtiği kitabı daha bir zevkle okuyor. Birilerinin dayatması ile değil de sırf siz istediğiniz için okuyorsanız kitabı daha başka bir tadı oluyor. Aksi halde en güzel kitap zehre dönebiliyor. Misalen ben mecbur tutulan hatta tavsiye edilen kitapları bile okumam. Klasiklerden ve garp edebiyatından uzak durmamın sebebinin bu olduğunu…

Kuyucaklı Yusuf

  Münekkit (eleştirmen) değilim değilim diyorum ama tenkit yazmadan da edemiyorum doğrusu. Kitaplar hakkında fikir beyan etmeyi seviyorum. Sabahattin Ali’nin Kuyucaklı Yusuf’unu okudum da yine sarıldım kaleme işte. O meşhur roman hakkındaki fikirlerimi yazmak istedim. Ben tahlil edemem romanları. Sıradan bir film izler gibi okur, kafamda canlandırırım insanları, mekanları, olayları. Kuyucaklı Yusuf da bu anlamda…