Fransızca Okuma Tecrübelerim

Kaç tane Fransızca kitap okudun diye sual etseler cevabım hiç okumadım olur. İki senedir Fransızca öğreniyorum, birkaç aydır Fransa’da yaşıyorum ama daha bir tane bile Fransızca bir kitabı baştan sona okumuş değilim. Bununla gurur duymuyorum elbette. Hatta bundan utanıyorum, itiraf etmekte zorlanıyorum. Ama bir değişiklik yapmak, bir şeyi düzeltmek için evvela hatayı kabul ve tespit…

Vatikan’dan Güzel Bir Yazma

Büyük denemeci Michel de Montaigne için seyahatname yazarı demek pek doğru olmaz ama Yol Günlüğü (Journal de Voyage) namıyla bilinen bir ruzname-seyahatnamesi vardır. Bu eser, anlaşıldığına göre neşredilmek üzere yazılmamış. Montaigne daha sonra gittiği yerleri hatırlamak için hususi notlar şeklinde yazmış. Zaten içinde Montaigne’in sıhhatine ve ilaçlarına dair pek çok not bulunuyor. Hatta bir ilaç…

Süleymaniye Vakfı’ndan Cep Kitapları

Cep kitapları hakkında daha evvel bir yazı yazmıştım. Fakat geçtiğimiz günlerde aldığım haber beni yine yazmaya, müteakiplerimi de haberdar etmeye sevk etti. Din ve Fıtrat Araştırmaları Merkezi Süleymaniye Vakfı’nın neşriyatını uzun zamandır takip ederim. Çok kıymetli kitaplar çıkaran bu vakıf, şimdi cep kitapları neşretmeye başlamış. Bu haber beni çok sevindirdi. Çünkü cep kitapları sayesinde insan…

Bu Mülkün Sultanları

Necdet Sakaoğlu’nun bu güzel eserini ilk okuduğumda herhalde ortamektepte, ikinci sınıftaydım. O zaman oturup baştan sona okumamıştım. Hemen herkesin bildiği meşhur padişahların anlatıldığı kısımları okumuş, kalanına sadece göz atmıştım. Neyse, benim bu yazıda maksadım kitabın benim hayatımdaki yerini anlatmak değil; onu tanıtmak, mühim hususiyetlerini bildirmek. Kitabın birinci baskısı 1999 senesinde yapılmış. O zaman Oğlak neşriyattan…

Karabekir Paşanın Günlükleri

Hangi kitabın ne zaman, nerede insanın karşısına çıkacağı belli olmuyor. Dört sene evvel haberdar olup aramaya başladığım kitabı ancak Kasım 2015’te buldum. Bu kitap Kazım Karabekir’in günlükleri. Kitaptan haberdar oluşum pek iç açıcı değil. Çünkü buna Derin Tarih vesile oldu. Bu rezil mecmuanın ilk sayısında Lozan mevzuu işleniyordu ve Mustafa Armağan sık sık Karabekir’in Günlükler’inden…

Germinal

Uzun sürdü ama Germinal’i sonunda bitirdim. Böyle güzel kitapları yavaş yavaş okumak daha iyi oluyor. Hacimli de bir kitap olunca insan okuduğu süre boyunca kitaptaki şahıslarla birlikte yaşıyor. Bu manada kitap okumak dizi seyretmeye teşbih edilebilir (benzetilebilir) ama emin olunuz ki hacimli, güzel bir kitabı yavaş yavaş, içine sindirerek okumak diziden çok daha faydalı oluyor…

Salah Birsel’in Günlüğü

  Bu yazım kitap tanıtımından ziyade bir kitap hakkında efkâr-ı umumiye ve tavsiye-i edebiyyedir zira maksadım reklam değil bir güzelliği mukaseme etmektir. Benimle müşterek zevke sahip kârilerle (okurlarla) güzel bulduğumu mukaseme etmek edebî vazifem olmakla beraber büyük bir zevktir de. Günlük, benim tercihimle rûznâme, her daim yazmak istediğim, yazanlara da gıpta ile baktığım bir nevi.…