Cep Kitapları

Biraz yaşlılar ve kitap ile haşır neşir olanlar Varlık yayınlarının cep kitapları dizisini iyi bilirler. Bu kitaplar, zamanında çok meşhur olmakla beraber günümüzde de sahaflarda baş köşededir. Dünya edebiyatından yapılmış en iyi tercümeler pek çok yazarımızın ilk eserleri bu kitaplar arasındadır.Cep kitabı olmaları okurlara da büyük kolaylık sağlamış, belki de kitap okumayı kolaylaştırıp yaygınlaştırmada müteessir…

Bloglardan Ekim

Ekimde neşredilmiş blog yazıları için biraz geç kaldığımın farkındayım. İmtihanlar, intihaplar derken bir türlü vakit bulamadım. Bu teahhur için herkesten özür dilerim. Ümit ederim ki bundan sonra böyle tehirler olmaz. *** Şekerin Yeri sekerinyeri.wordpress.com Bu ay, yazmaya İbrahim Şeker’in bloğunda başlamak istiyorum. İbrahim Bey’in sayfası en sevdiğim blog sayfası. Sağolsun kendisi de teveccüh gösterip benim…

Sıkılmak

İnci Enginün deyip duruyor. Kim bu kadın? Şu anda nerede çalışıyor? Veya en son nerede çalışmış? Bu bölümde çok sevilen daha doğrusu çok ehemmiyet atfedilen biri… Kadın iki saattir konuşuyor, ne anlattığını bilmiyorum. Arada bir tanıdığım isimler geçiyor ama neden geçtiğini de bilmiyorum. Şimdi şiir okuyacak galiba… Bulamadı okuyacağı şiiri. Bu dönemde memleketçi şiir varmış.…

Mecmualardan Ekim

Uzun bir zaman sonra Mecmualardan yazısı yazdığım için çok heyecanlıyım. Bu yazının diğer Mecmulardan yazılarından bir farkı var. Edebiyat mecmuası adı altında neşrolunan bir mecmua bile okumadım. Zamanımızda okunacak edebiyat mecmuası yok. Evet, bu kadar net konuşuyorum. Takip edilecek her ay alınıp okunacak bir tane bile edebiyat mecmuası olmadığı için yazıma da almıyorum. Kafa Efendim…

Ataç’ın Ailesi

Kendisini dinlemek ve neşrettiği televizyon programı Tarihin Arka Odası’nı seyretmek sabır imtihanı olan Murat Bardakçı zaman zaman tarihî kişilere ait şahsi evrakları ve eşyaları gösteriyor. Şimdi aklıma gelenler, Sultan İkinci Abdülhamid’in kalemi, son padişah Mehmed Vahdettin’in mühr-i hümayunu, çeşitli nâzırların (bakanların) ve tabii Enver Paşa’nın evrakı. Bunlara şahısların aileleri vasıtası ile sahip olduğunu söylüyor. Hatta…

Mustafa Kemal’in Avdeti

Uzun zamandır dil üzerine yazmıyordum. Fakat Falih Rıfkı’nın Mustafa Kemal’den yaptığı şu nakil beni tekrar yazmaya sevk etti: “Türkçenin hiçbir yabancı kelimeye ihtiyacı olmadığını söyleyenlerin iddiasını tecrübe ettik. Dili bir bir çıkmaza saplamışızdır. Bırakırlar mı dili bu çıkmazda? Hayır. Ben de işi başkalarına bırakmam. Çıkmazdan biz kurtaracağız.” Falih Rıfkı, bu sözleri Çankaya kitabında naklediyor. Benim…

Tiyatroyu Özlemişim

İnsan çoğu zaman yanında bir ses seda olsun ister. Lokantalarda ve alışveriş merkezlerinde umumiyetle musiki çalınır; yolda yürüken, arabayla seyrederken radyo açılır; evlerde televizyon hiç susmaz zaten. Sessizlik kitapçılarla kütüphanelerde olur ama Türkiye’nin kitapçı zincirleri bunun haricindedir. Ne hikmetse buralarda kitap satılmıyormuş, insanlar kitapları incelemiyorlarmış gibi yüksek sesle musiki açılıyor. O seslerin ne kadar musiki…