Okuma Yazma

Şu son zamanlardaIMG_2531 internete girip blogları karıştırmak, Ekşi Sözlük okumak eziyet oldu. Çünkü ne hikmetse buralarda yazı yazanlar imlaya asla dikkat etmiyorlar. Yazdıklarını okumamalarından olacak aksayan cümleleri de fark edemiyorlar ama imla bozukluğu göze daha çok batan berbat bir şey. Fakat mesele ne yazık ki bu sevdiğim mecralarla mahdut (sınırlı) değil.

Uzun zamandır takip ettiğim Ayraç diye bir kitap tahlili ve eleştiri mecmuası var. Ne yazık ki bulması çok kolay değil. D&R veya Remzi Kitabevi gibi büyük kitapçılarda yok. O yüzden eğer İstanbul’da değilsem takip etmekte biraz gecikiyorum. Şubatın sonundaki bir yazıda Ocak sayısından bahsedecek olmamın sebebi bu. Bu sayı için hususi bir mevzu tayin edilmemiş. Edebiyat çevrelerinde -nedense- pek sevilen yazar Selim İLERİ ile mülakat yapmışlar. Onun dışında çeşit çeşit kitap tanıtımları ve bunlar üzerinden yürüyen fikir yazıları var. Bunlardan biri Cabirî Hangi Zeminden Konuşuyor serlevhalı yazı. Erkam Kuşçu kaleme almış. Mevzu, Cabirî’nin tefsir usulü gibi ilmî bir mevzu. Zaten yazı aynı zamanda bu serlevhayı taşıyan bir kitabın tanıtımı. Ben burada yazının muhtevasına değil, Erkam Kuşçu’nun diline temas edeceğim.

Şu cümleye bir bakalım: “Eleştiri, İslâmî ilimler açısından bakıldığında klasik dönemde bizlerin hiçte uzak olmadığı ilmî bir uğraşken…” Gerisini iktibas etmeme gerek yok. Erkam Kuşçu kendince derin mevzularda kalem oynatmaya kalkmış ama yazı yazmaya çalıştığı lisanın nasıl yazıldığını henüz öğrenememiş. Rabıta edatı olan de ile bulunma hali eki (lokatif) olan -DE’yi karıştırıyor. Buradaki hatanın muharrirden değil de tabdan (baskıdan) kaynaklandığını düşünebilirsiniz. İbare “hiçde” şeklinde olsaydı ben de ona hükmederdim. Fakat bu bizzat muharririn elinden çıkmış ki d>t değişikliği yazıya geçirilmiş.

Bir başka cümleye daha bakalım: “Bir de daha ilmi alanı ilgilendiren bir gerçek var ki o da; geleneksel İslâm anlayışının eleştirisi yapılmıştır.” Burada noktalı virgülden önceki ki’li birleşik cümlenin yardımcı cümlesinde hüküm yok. Onun hükmü noktalı virgülden sonraki kısımda olmalı ama o da faile (özneye) uymuyor. Yani “o da ….eleştirisinin yapılmış olmasıdır” şekilnde olması lazım. Fakat burada “o da …eleştirisi yapılmıştır.” diye kullanılmış. Ayrıca noktalı virgül kullanılması gerektiren bir husus da yok bu cümlede.

Yazının tamamını okuyamadım. Sinirlerin kaldırmadı. İlk sayfadaki bu iki misal kafidir diye düşünüyorum. Lafı uzatmaya lüzum yok. İnsanlar nedense konuştukları lisanın nasıl yazıldığını bir türlü öğrenemiyorlar (belki de öğrenmek istemiyorlar). Türkiye’de ilkmektepler her şeyi bıraksınlar da dört senede en azından insana konuştuğu lisanın nasıl yazıldığını öğretsinler. Bir ilkmektep mezunu en azından yazı yazabilsin. Ondan sonra bu büyük laflar eden ama lisanını bilmeyenler için bir hal (çözüm) bulunur diye düşünüyorum.

Onur BÜLBÜL

 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s