Karabekir Paşanın Günlükleri

IMG_2303Hangi kitabın ne zaman, nerede insanın karşısına çıkacağı belli olmuyor. Dört sene evvel haberdar olup aramaya başladığım kitabı ancak Kasım 2015’te buldum. Bu kitap Kazım Karabekir’in günlükleri.

Kitaptan haberdar oluşum pek iç açıcı değil. Çünkü buna Derin Tarih vesile oldu. Bu rezil mecmuanın ilk sayısında Lozan mevzuu işleniyordu ve Mustafa Armağan sık sık Karabekir’in Günlükler’inden iktibas yapıyordu. Okurlarımın beni Derin Tarih ve Mustafa Armağan takipçisi saymasından korktuğum için hemen söylemek istiyorum ki yeni bir mecmua olduğu için almıştım. Yoksa o mecmuanın çizgisindeki insanlardan tarih öğrenilmeyeceğinin farkındayım. Neyse biz Günlükler’e dönelim.

Karabekir’in Günlükler’i 2009 senesinde Yapı Kredi Yayınları tarafından tab edilmiş. Bu kitap YKY’nin 3000’inci kitabıymış. Anladığım kadarıyla bir daha da tab edilmemiş. Tek baskı oluşunu ve iki ciltlik büyük ve hacimli böyle bir kitabın çok sayıda tab edilmeyeceğini düşününce kitapçılarda bulunmaması tabii geliyor. Son baktığımda Nadir Kitap sitesinde iki tane vardı ama kitap piyasasına göre hayli pahalıydı.

Pekiyi ben nereden buldum? Sabahın köründe gittiğim Beyazıt Sahaflar Çarşısı’nda cami tarafındaki girişten girince hemen soldaki büyük sahafta buldum. Aslında oraya sahaf demek doğru değil çünkü eski kitaplar satılmıyor. Fakat ne hikmetse bu kitap köşede bir yerde duruyordu. Ben de kaçırmadım, aldım tabii.

Karabekir 1906 ile 1948 arasında günlük tutmuş. Bunları 35 parça küçük ajandaya yazmış. 12 seneye ait defterler ise maalesef yokmuş. Ben özellikle harf inkılabı hakkında bir şey yazıp yazmadığını merak etmiştim ama inkılabın yapıldığı sene 1928 de bulunmayan 12 seneden biri. Bugün bu defterler Kazım Karabekir Müzesi’nde muhafaza ediliyormuş. Bu müzeyi ziyaret etmek lazım.

Günlükler için YKY’ye mektup yazmıştım. Şimdi tarihini hatırlamıyorum ama 2013 olabilir. Günlükler’in hiçbir yerde bulunmadığını yazmış ve yeni tabının yapılmasını rica etmiştim. Alakanıza teşekkür ederiz diye hülasa edilebilecek bir cevap vermişlerdi. Günlükler’in tekrar basılmasını isteyen herkes YKY’ye bu isteğini yazmalı diye düşünüyorum.

Dilerim bu mühim eserin yeni tablarını görürüz.

Onur BÜLBÜL

Kitaptan bir iktibas:

“29 Kasım 1926
Meclis riyasetine iki ay izin için yazdım.
Hava akşam yağmurladı. Hava ılık.
Yazımız fena olduğundan Latin harflerini almak cereyanı, bugünlerde dilimiz fena olduğundan bir Avrupa lisanı alalım budalalığına kadar ilerledi. Bir Darü’l-fünun müderrisi bu fikri ortaya atmış. Sabık Darü’l-fünun Emini İsmail Hakkı Bey alaturka musikiyi batırırken sünnete Yahudi ananesi diyerek hakikati gösteriyordu! Müderris Köprülü Fuad Bey Latin harfleri aleyhinde konferans vermiş.
Vakit’in Seyyah muharriri güzel bir makale yazmış.
(kesik).”

Reklamlar

Karabekir Paşanın Günlükleri” üzerine 3 yorum

  1. Uzun zamandır yoktunuz Onur bey. Bende bloğunuza bakmamıştır ne zamandır. İki yazı ile geri geldiğinizi görmek ne güzel. Bahsettiğiniz Kazım Karabekir günlükleri 5-6 yıl evvel çıktı. Kitabı okumadım ki hem enli bir eser hem de Kazım Karabekir’in bazı fikir ve görüşlerinin dönem olaylarından esinlendiği için doğru olmadığı duyumlarını aldım. Malum Karabekir devrimsel bir çok fikre muhalefet edince siyasetten dışlanmış ve dışlandığı içinde bazı kişilere kin beslemiştir. Tarihsel süreçte anlattığı bazı şeylerin kendi anlatımıyla işlenmesi (ve elbette eleştirilen cumhuriyet hareketi) günümüz sahte tarih yazıcılarının çok başvurduğu kaynaklardandır. Keza Necip Fazıl’ın yazdığı tarihsel bazı şeyler yine doğru değildir ve üzülerek söylüyorum ki yalandır (kendi düşüncesiyle tarihi yorumlamaktan ziyade çarptırmak diyelim). Bunu söyleyen kişi İlber Hoca olduğundan ayrıntılı bir tarih sever değil iseniz okunmaya değer bir kitap gibi durmuyor. Muhtemelen az satmasının ve basımının olmamasının sebebi de budur.

    Liked by 1 kişi

    • Azizim, teveccüh gösterim yazımı okuduğunuz için çok teşekkür ederim. Aslında düzenli yazmak istiyorum ama birkaç haftalık yoğun bir dönem yazıların aksamasına sebep oluyor. Bundan sonra daha dikkatli davranmaya çalışacağım.

      İlber Hoca’nın bu kitap hakkındaki mütalaalarını okumamıştım. Şimdi sizden duyuyorum. Fakat siyasi meselelere ışık tutması açısından değerlendirmedim ben kitabı. Kazım Paşa’nın muhalefet ettiği açık. Bu muhalefetini kendi kaleminden okumak güzel geliyor. Ki bazı meselelerde kendisiyle hem-fikirim. Necip Fazıl’ı ise yalancılığından evvel Edebiyat Mahkemeleri diye yazdığı yazıların birinde Nurullah Ataç’ın kekemeliği ile dalga geçmesinden dolayı sevmiyorum. Fikir savaşında bir varlık gösteremeyip insanın özürleriyle dalga geçmek ahlaksızlıktır.

      Ben de zat-ı alinizin Yakın Siyasi Tarih yazı dizisini bitirdim. Şimdi iktisadi tarihi okumaya başlayacağım. Tam gününde takip edemiyorum ama biraz geriden de olsa okuyorum. Kültür tarihine geçerseniz naçizane yorumlar yazmak isterim.

      İyi çalışmalar dilerim, efendim.

      Liked by 1 kişi

  2. İlber hoca bir programda söylemişti bu konu ile ilgili hani “tarihe bakmak için çokta dikkate alınması mümkün değil” diyerek dile getirdi.

    Arkadaşlarım yazılarımın çok uzun olmasından dolayı biraz daha kısa bir dizi istiyorlar. Sanırım fazla ayrıntıya girmeden bitirmek daha uygun gibi görünmekte. Yinede yapılan iktisadi ve kültür yönelişini göz önüne sermeye yetecektir.

    Görüşmek üzere hoşçakalın.

    Liked by 1 kişi

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s