Dil Bükücüler

12271312_10153448324353229_1649647934_oBenim anadilim.

My mother tongue.

Meine Muttersprache.

        Benim anadilim ne güzel dildir ki o da Türkçedir.

        Ama kendisi bazen yetersizdir.

        Kimi zaman düşüncelerimi ve duygularımı anlatacak doğru kelimeleri bulamam ve hemen İngilizcenin marketten istediğim ürünü seçermişçesine dolu dolu reyonlarından bir kelime seçerek koca bir cümlede anlatacağımı tek bir kelimeyle açıklayabiliyorum.

Affluence.

        Zenginlik demek. Ama sadece zenginlik midir? Öyleyse “abundence” ne demektir? Bu İngilizcedeki bolluk nereden geliyor? Tabiki de İngilizler hepsini uydurmuyorlar. Neredeyse her dilden bir kelime var. Kökenlerini kurcalasanız belki de Amerikan futbolcularının dersini çok alıp hiç kullanmadıkları Swahili dilinden bile bir örnek bulabilirsiniz. Dünyanın çeşitli coğrafyalarında konuşulan, farklı kültürler gören diller daha hızlı ve çeşitli bir şekilde gelişme eğilimi gösteriyorlar. Biz ise kopyacının kopyacısı olarak kalıyoruz.

        Entegrasyon, formasyon, kampüs, abajur, kıraysler vs vs…

        Öyle hemen eleştirmemek de lazım. Geçenlerde Antalyanın merkezinde gezerken ‘Miami Döner’i gördüm. Girdim içeriye bir iskender söyledim. İskenderi getirdiğinde garsona sordum:

        Excusez-moi monsieur!12270499_10153448247923229_1540677655_n

        Buyur bilader.

        Döneri anladım da neden Miami?

        Mayami mi?

        Evet, neden restoranın adı Miami?

        Mayami değil o bilader; Miyami-Miyami, bizim ustanın adı.

        Hafif utançla karışık bir tebessümle şeflerine teşekkürlerimi iletmelerini istedim ve Cháyımın son yudumunu hüpletip oradan uzaklaştım. Bazen belki de bakış açımızı değiştirmemiz gerekiyordur, değil mi?

        Diller değişiyor, kimileri yok olup gidiyor. Dilimizin devam edebilmesi için her ne kadar onu benimsememiz gerekiyorsa da, aynı zamanda ufak ufak diğer dillerden esinlenip one yeni kelimeler de katmamız iyi olabilir.

        Toplum için sanat yapıyor olsam da, bir o kadar da sanat için sanat yapıyorum ve bu nedenle de içimden ne geliyorsa, kendimi nasıl ifade etmek istiyorsam o şekilde yazıyorum.

        İşte biz dil bükücüler diller arasında böyle kapana kısılıyoruz. İçimizdeki duyguları, tutkuyu haykırmak istiyoruz. Hangi dil olursa olsun. Yeter ki sesimiz duyulsun. Okurlarımdan da bu konuyu anlayışla karşılamalarını ve farklı dillerde sanatı ve edebiyatı tatmalarını dilerim.

        Heute Deutsch, tomorrow English ama sonsuza dek daima Türkçe.

Mehmet Çağrı Durak

 

Hayatımdan Sarı Yapraklar© “dan bir parçadır.

 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s