Bloglardan Eylül

blogBir zamanlar Nurullah Ataç’ın Dergilerde yazılarına özenip Mecmualardan diye yazılar yazmaya başlamıştım. Bulabildiğim kadar edebiyat mecmuasını toplayıp şiirler, hikayeler, denemeler hakkında fikirlerimi yazardım. Fakat şimdi görüyorum ki hakikaten güzel yazılar okumak isteyen bir kişi mevcut edebiyat mecmualarında bir şey bulamaz. O mecmualar körler ile sığırların birbirlerini ağırladıkları, beş para etmez ucuz edebiyat parçalarının veya kendini edip zanneden eziklerin hezeyanlarının neşredildiği mecmualar. Pek azında hakikaten edebiyat, sanat namına bir şeyler bulunabilir. Hele benim gibi aradığınız edebi nevi deneme ise…

İşte bu sebeplerden ben de kalemini kuvvetli bulduğum yazarların bloglarını okumaya, bir ay boyunca buralarda neşredilen yazılar hakkında fikir bildirmeye karar verdim. Efkârımın yazarlara en azından dil zaviyesinden faydalı olmasını, okurlar için de güzel yazılar ve bloglar keşfetmeye vesile olmasını dilerim.

İlk bloğa geçmeden evvel gözüme çarpan en büyük meseleyi söylemek istiyorum. Atf-ı nazar ettiğim dokuz sayfadan ancak bir ikisinde imla hassasiyeti gördüm. Bence bu büyük bir ayıptır. Evet yazıların muhtevaları çok kıymetli olabilir ama imla o kadar kötü ki yazıların birçoğuna gölge düşürüyor. Edebiyat ile, yazma çizme ile alakadar olan insanlardan dillerini doğru yazmalarını beklemeye hakkımın olduğunu zannederim.

Afitâb:
afitab.org

Makbule Nur Ayan’ın çiçeği burnunda sayfası. Eylül’de ilk yazısı çıkmış: Bir Başlangıç. Hakikaten çok güzel bir başlangıç olmuş. Şimdilerde modaya dönüşen divan şiiri kullanmak yerine kendisi Kutadgu Bilig’den bir beyit ile başlamayı tercih etmiş. Bu ilk yazısından bloğunda güzel yazılar okuyacağımız anlaşılıyor.

Makbule Hanım’ın şahsına münhasır, güzel bir üslubu var. Dili pek kuvvetli. Bu zamanda dili bu kadar ustaca kullanan kaç kişi bulabiliriz?

Her şey tamam da tek bir mesele var bu sayfada. O da koca Eylül ayında sadece başlangıç yazısının neşredilmiş olması. Dilerim önümüzdeki aylar daha verimli geçer.

Şekerin Yeri:
sekerinyeri.wordpress.com

İbrahim Yalçın Şeker’in sayfası yakın tarihi öğrenmek için birebir. Her mevzuda kendisiyle hem-fikir olmasam da Yakın Siyasi Tarih yazı dizisinden senelerce mektepte okutulan saçmalıkların dışında hakikaten ilginç şeyler öğreniyor insan. Eylül ayı içinde yazı dizisinin sekizinci ve dokuzuncu yazılarını neşretmiş İbrahim Bey. Bu yazılarda anlatılan devir de tek partili devir ve çok partili devre geçiş.

Burada bahsetmeye layık gördüğüm bir diğer yazı ise The Chorus. İbrahim Bey’in bu yazısı vesilesiyle Türkiye’nin sanat hayatının ne derecede düşük olduğunu bir kere daha görüyoruz bence.

Her şey güzel Şekerin Yeri’nde ama şu imla hataları yok mu? Ben onlar yüzünden kendimi yazıya kaptıramıyorum. Her birini tek tek düzeltesim geliyor. Hepsine belki yetişemem ama İbrahim Bey kabul ederse Yakın Siyasi Tarih’in tashihini üstlenebilirim.

Eskici ve Roman:
eskiciveroman.wordpress.com

Ceylan Hanım’ın sayfası. Soyismini yazmadığı için bilemiyoruz. Fakat kendisini anlattığı kısmı okumak da diğer yazılarını okumak gibi zevk verdi bana. Güzel bir tespit kabiliyeti var Ceylan Hanım’da. Neden Yazıyorum ve Nasıl Okuyucu Kazanırım yazılarında bu hemen fark ediliyor. Belli ki blog yazarlığı hakkında bilgili biri. Yazarlığı sevdiğini de yazdıklarından anlıyoruz. İşte bu noktada sormadan edemiyorum: Yazmaya bu kadar mesai ayırıp imlayı görmezden gelmek neden? İmla kaidelerine riayet etse çok daha güzel olacak yazıları.

Yazıları içinde en çok Neden Yazıyorum’u beğendim. Tam bir deneme okuyor havasına kapıldım ama yazı o kadar kısa ki hevesim kursağımda kaldı. Bilmiyorum, belki blog yazarlığının bunu lazım kıldığını düşünüyordur Ceylan Hanım.

Duygu:
duygucinar.com

Adresinden tahmin ettiğim kadarıyla Duygu Çınar’ın şimdilik kitap tanıttığı sayfası. Bu sayfa da Afitab gibi yeni sayfalardan. Sadece iki kitap tanıtımı var. Ama ben ikisini de şu anda neşrolunan kitap tanıtım mecmualarına ve gazete ilavelerine tercih ederim. Bilhassa Müzik ve Sessizlik romanı tanıtımı bende kitap ile alakalı merak uyandırdı.

Duygu Hanım yeni çıkan kitapları bize tanıtsa öyle inanıyorum ki çıkan kaliteli kitapları takip etmemize vesile olur. İmla kaidelerine riayet etmesi de ayrıca güzel tabii.

Birtakım Yazılar:
birtakimyazilar.com

Bu sayfada iki farklı müstear isimle yazılar neşrediliyor. Onun için iki ayrı yazar için konuşmak lazım. Prometheus ismini kullanan yazarın Konumuz Kimya serlevhalı yazısını okuyayım dedim. Fakat şu bozuk cümleyi okuyunca tepem attı ben de kapattım: “İlkokulda fen bilgisi diye abuk sabuk ne olduğu önemsiz bir ders vardır tabi biz bunları yutalı çok oldu ve ilk kez bu dersin içeriğinde geçer aslında..” Neresinden tutsak elimizde kalıyor. Bir kere vardır kelimesinde hüküm yani yargı tamamlanıyor. Bundan sonra bir ara cümle kullanmak istiyorsak ara cümleyi ya tire arasına ya da virgül arasına almamız lazım. Yazar bunları yutalı çok olmuş. Nedir o yuttukları? Fen bilgisi dersi ise yuttuğu, neden çokluk eki kullanmış. Tek bir ders için çokluk eki kullanılıp bunlar denmez. Ayrıca zarf olan tabii, iki i ile yazılır. Tek i ile yazıldığında tâbi diye, uzun a ile okunur ki o da bağımlı manasına gelir. Bunu bloglarda çok görüyorum. Son olarak, cümlenin sonuna koyduğu iki noktaya temas etmek isterim. Türkçede böyle bir noktalama işareti yok. Yan yana üç nokta koyulabilir ama o da hükmün olmadığı eksiltili cümlelerde veya sıralama bildiren cümlelerde kullanılır. Böyle şümullü bir blogda Türkçeye ehemmiyet vermeyen ve bu kadar itinasız yazan bir yazarın olması hayret verici.

Gelelim diğer yazar Birtakimyazilar’a. Onun dilini beğendim. Yazarken özenli davranıyor. Ama ufak bir imla hatası birçok blogda olduğu gibi burada da gözüme çarptı. Bu yazar büyük küçük harfe dikkat etmiyor. Hususi isimlerden sonra gelen ekleri kesme ile ayırsa bile küçük harfle yazdığı oluyor. abd’deki misalinde olduğu gibi.

Kişisel Blog:
musaozsari.com

Adresten anladığımıza göre sayfanın sahibi Musa Özsarı. Eylül ayında dört yazı neşretmiş. İnsanlık Öldü Cenaze Namazını Kılan Yok başlıklı yazı hakikaten çarpıcı. Yalnız Musa Bey zevk-i sefa yazmış. Böyle yazılırsa Farsça izafet olur ve sefanın zevki manasına gelir. Onun, ve manasına gelen Farsça u rabıtası (bağlacı) ile kullanılması lazım. Türk Dil Kurumu’nun ikilemenin imlası ile alakalı bir kaidesi yok ama zevk u sefa şeklinde yazmak münasip olur kanaatindeyim. Farklı düşünen varsa onun fikrini de öğrenmek isterim.

Temas ettiğim bu küçük hata dışında Musa Bey’in dilinin, yukarıda bahsettiğim Makbule Nur Ayan kadar güçlü olduğunu söyleyebilirim. Ayrıca Sistemine Kurban Olduğum Türkiyem yazısı da tespit kabiliyetinin yanında ifade kabiliyetinin de olduğunu gösteriyor.

Karalama Defteri:
zehrasunay.wordpress.com

Bu sayfada da ekseriyetle kitap tanıtımları var. Eylül ayında Kitap #108 serlevhası ile üç kitabı tanıtan bir yazı neşredilmiş. Açık konuşayım, yazı çok sıkıcı. Kitabı sevdirmek adına çok başarısız. Hele yazının girişine bir bakın:

-Psssst istediğin kitap var mı, sipariş veriyorum. Varsa hemen söyle yoksa sonsuza kadar sus.
-Var var. Fakat Müzeyyen bu Derin Bir Tutku var, Albayım Beni Nezahat ile Evlendir var, bir de İkircikli Biricik var.

Kusura bakmasın ama gerek yok böyle üçüncü sınıf tiyatro oyunları gibi girişler yapmaya. Lüzumsuz edebiyatı bırakırsa bu blogun çok da daha güzel olacağını düşünüyorum.

Loca Libera:
localibera.com

Burada da birkaç yazar yazıyor. Misafir yazarlar da zaman zaman yazıyor anladığım kadarıyla. Son neşredilen yazı Çürümeye Ramak Kalan Hayat deneme adı altında neşredilmiş. Yazarı Onur Güneş imiş. Bu neşriyat bence saçmalamanın iltifat görmesinden başka bir şey değildir. Yazıda müellif bir yazı yazdığını söylüyor ve mevzuu şöyle anlatıyor: edebi tarzda varoluşsal insan psikolojisi ve biraz da parçalanmış yeraltı edebiyatı. Ne kadar dahice değil mi? Böyle büyük büyük anlaşılmaz laflar edince hakiki sanatçı oluyorsunuz, hakiki sanat eserleri ortaya koyuyorsunuz. Onur Güneş kendini harcamasın buralarda. Büyük eserlerini edebiyat mecmualarına göndersin. Onlar bayılırlar böyle kıymetli eserlere. Kendini birazcık zorlar da daha anlaşılmaz yazarsa Varlık’ın daimi yazarı olup, Haydar Ergülen ile birlikte konuşmalar yapabilir.

İncelediğim, okuduğum, atf-ı nazar ettiğim bloglar işte bunlar. Eğer “mutlaka şu bloğu da takip etmelisin” diyorsanız, bana yazmanızı rica ederim. Daha dolu geçen aylarda buluşmak üzere.

Onur BÜLBÜL

Mecmualardan yazıları:
Haziran
Ağustos
Ocak

 

Reklamlar

Bloglardan Eylül” üzerine 16 yorum

  1. Beğenerek takip ettiğim hasbahce.net tarafından benim yazılarıma da yer verilmesi ve dahası övgü ile bahsedilmiş olması beni pek bir mutlu etti 🙂 Sitem henüz çok yeni, doğum günüm olan 15 Eylül’de yayınlamaya başladım yani henüz iki haftadan bile kısa bir zaman oldu. İçerik henüz az olsa da zaman içerisinde gezi yazılarıma yenileri eklenecek, ve tavsiyenize uyarak güncel kitaplara da yer vereceğim 🙂 Teşekkürlerimle…

    Liked by 2 people

  2. Öncelikle değer verip blogumu incelediğiniz için teşekkür ederim. İmla hatalarım sanırım sadece yazıya odaklandığım için ve imlayı ikinci plana attığımdan dolayı oluyor. Bundan sonra dikkat etmeye çalışırım. Neden yazıyorum yazısını beğenmişsiniz ama kısa bulmuşsunuz. Yazmam için o kadar fazla sebep var ki hepsini bir yazıya sığdıramazdım. Bu yüzden kısa ve öz olmasını istedim. Blog yazarlığı yazımda devam niteliğinde bahsettim yazma nedenlerimden birini daha. Uzun uzun yazıp insanları sıkmak istemedim. Herkes uzun yazılar okumayı sevmiyor. Diğer güzel iltifatlarınız için teşekkür ederim. Beni mutlu ettiniz. 🙂

    Liked by 2 people

    • Yazımı okuduğunuz için ben müteşekkirim. Ben blog yazarlığını bir şeyler neşretmenin yollarından biri olarak görüyorum. Bunun için bloglara mahsus bir üsluptan uzak durarak herhangi bir yere gönderecek olduğum yazı nasılsa öyle yazmaya gayret ediyorum. Deneme yazarken bir de böyle düşünmenizi tavsiye ederim. Bu vesile ile daha doyurucu eserler ortaya koyacağınıza kaniim. Tekrar teşekkür ederim.

      Liked by 1 kişi

  3. Merhaba, web sitemi değerlendirmeniz için teşekkür ederim. Çok mutlu oldum. 🙂 Eleştirilerinizi sonuna kadar kabul ediyorum. İmla hataları konusunda çok haklısınız. Prometheus yeni katılan bir arkadaş olduğu için wordpress sistemine daha alışamadı o yüzden imla düzeltmelerini yapamamış olabilir. Bu hususta ben de kendisini uyardım.

    Yalnız, siz başlıkta büyük bir faciaya imza atmışsınız. Belirtmeden edemeyeceğim. 🙂 Birtakım, bitişik yazılır. ” bir takım ” şeklinde yazılmaz. kaynak : http://www.tdk.gov.tr/index.php?option=com_gts&kelime=B%C4%B0RTAKIM

    İyi pazarlar dilerim.

    Liked by 2 people

  4. Onur bey teşekkürler yer ayırdığınız için. Bloğumdaki soruya verdiğim cevaba bir şey yazmadınız. Ben sizin için araştırdım. Arşiv numarasıyla buldum. İngiltere Dış İşleri Bakanlığında 3 Nisan 1919 yılına kayıtlı 453. Nolu arşiv belgesinde Damat Ferit ve Padişah Vahdettin’in İngiltere’ye 15 yıl süreyle sömürge olmayı teklif ettiği telgrafla belgelenmiştir. Oraya da okuyan arkadaşlar araştırır diye yine yazacağım. Hoşçakalın

    Liked by 1 kişi

  5. Birde Onur bey isterseniz söylediğiniz gibi düzenlemeleri bana yazarsanız yapabilirim. Yoksa tekrar kontrolüm çok zor çünkü bekleyen çok yazım var. Tekrar hoşçakalın

    Liked by 2 people

      • Teşekkürler pek imlaya bakmasam da aslında hazır sayılır yazılarım. Peşinden yazacağım Yakın İktisat Tarihi ve Yakın Kültür/Sanat Tarihi’de ilginizi çekecektir. Özellikle iktisat tarihimiz neden şimdiki gibi bir ülkeye mahkum olduğumuzun ipuçlarını çok açık bir şekilde veriyor. Arkadaşlara da tavsiye ederim efendim hoşçakalın

        Liked by 1 kişi

      • Merakla bekliyorum azizim. Hele kültür sanat tarihini daha çok merak ediyorum. Herkese tavsiye edeceğime şüpheniz olmasın. İyi akşamlar dilerim.

        Beğen

  6. Açıkçası çok şaşkınım. Ben blog yazılarımın birileri tarafından okunduğunu düşünerek yazmıyoum, sanırım bu yüzden, sizin tabirinizle öyle üçüncü sınıf tiyatro oyunu nev’inden eşimle aramızdaki diyalog ile başlamam. Kitapları merak ettirmek, sevdirmek gibi amaçlar da gütmüyorum çok uzun zamandır. Sadece kendim için yazıyorum desem abartmış olmam herhalde. Haklısınız çok da sıkıcı bir yazı 🙂 Yine de eyvallah…

    Liked by 2 people

  7. Merhaba,
    Yazılarım hakkında yaptığınız yorumlardan dolayı çok teşekkür ederim. Elimden geldiğince gerek imla ve noktalama işaretleri olsun gerekse üslup olsun yazılarımı yazarken dikkat ediyorum. Gözümden kaçanları da düzeltirim derhal. Bunlar gerçekten önemli konular.
    Bu yazınız gerçekten takdire şayan; bir çok yazarı bir arada toplamışsınız ve güzel bir ortam oluşmuş. Size bir önerim var. Blogumu Tanıt adlı blogumda blog tanıtımları yapıyorum. Siz de benzer şekillerde blog tanıtımı yapmak isterseniz detayları aşağıdaki linkten öğrenebilirsiniz. Ayrıca bir çok yeni blog ve blog yazarı ile de tanışmış olursunuz. İyi bloglamalar dilerim:)

    Liked by 1 kişi

  8. Geri bildirim: Bloglardan Ekim | Hasbahçe

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s