Edip Geçinenler

 

KPK_1310

Nâdânlar eder sohbet-i nâdânla telezzüz
Dîvânelerin hem-demi dîvâne gerekdir

Ziya Paşa

“Ne olacak bu Cumhuriyet Kitap’ın hali” diye her hafta düşünmekten kendimi alamıyorum. Bir gazetenin haftalık kitap ilavesi vermesi çok güzel ve takdir edilecek bir şey. Yeni çıkan kitapları takip etmek, bazıları hakkında yazılar okumak için gerçekten güzel bir düşünce. Lakin bu düşünce hayata geçemiyor. Belki Cumhuriyet gazetesi maddi olarak elinden geleni yapıyordur ama Türkiye’de edebiyatçı geçinen bir zevat var ki bunların yazdıklarını anlamak mümkün değil.

Daha evvel Günümüz Edibleri başlıklı yazımda benzer meseleye Haydar Ergülen üzerinden temas etmiştim. Cahil demiştim çünkü kendisi Yahya Kemal’in şiirlerindeki cânân isminin sevgili manasında kullanıldığını bilmiyor. Buna cahillik denir. Cehaletine rağmen Yahya Kemal ile alakalı konferans vermekten çekinmiyor. Buna da cahil cesareti denir.

Bir çeşit edebiyatçılar daha var ki anlaşılmaz, neyi neden anlattığı bilinmez cümleler kurarak sanat adamı havasına bürünmek istiyorlar. Halbuki sanatın, güzelliğin ve bedîiyâtın yanından dahi geçmiyorlar. Vereceğim misal de Enis Batur. Bu zat her hafta Cumhuriyet Kitap’ın ilk yazısını yazmaktan çekinmiyor. Geçtiğimiz perşembe yani 26 Mart 2015 sayısında ise yine aynı gazete ilavesinde kendisiyle mülakat yapılmış. Önce 19 Mart 2015’teki yazısında “çok sustuğundan şikayet eden arkadaşına” söylediklerine kulak verelim, bakalım ne anlayacağız:

“Sorun, sanıyorum, çoğu insanın suskuyu altedilmesi gereken bir davranış sonucu olarak algılamasından doğuyor.”

Bir kere lisanımızda pek kullanılmayan bir kelimeyi, “susku” kelimesini kullanarak iyi bir şey yaptığını zannediyor. Sus- fiil kökünden –ku ile isim yapmış. Olmuş susku. Hangimiz kullanırız bu kelimeyi? Suskun insan deriz, neden suskunsun bugün deriz, suskunlaştın bile deriz ama susku demeyiz. Paşa gönlü istemiş de bu kelimeyi kullanmış.

Kelimenin manasına Kubbealtı Lügati’nden baktım. Kubbealtında yok. TDK Güncel Türkçe Sözlük’te ise “az konuşma,  susma, sükut” manaları verilmiş. Hakikaten Türkçede bu üç kelime kullanılır, susku yoktur. Diyelim ki bir kelime icat etmek istedi, dile kazandırmak istedi. O zaman sormak lazım; susma, az konuşma, sükut hangi ihtiyacını karşılayamamış da böyle bir ucube çıkarmış ortaya? Bu ucube kelimeyi bir de kim kullanmış biliyor musunuz? Selim İleri. Bu minvalde onun hakkında da müstakil bir yazı kaleme alınabilir. Ama biz şimdi Enis Batur’a dönelim.

Diyor ki Batur, insanlar susmayı üstesinden gelinmesi gereken bir şey olarak görüyorlar. Peki böyle mi diyor? Hayır. Şüphesiz o, şey gibi basit bir kelimeyi kullanmaz. Çünkü büyük edebiyatçıdır. Şey yerine davranış sonucu demiş. Davranış da değil, davranış sonucu. Yani susku bir davranışın sonucu imiş. Hangi davranıştır ki bu sonunda susku çıkıyor?

Kendisiyle yapılan mülakatta yeni şiir kitabında tabiata hürmetin var olduğu dile getirilince bakın ne demiş:

“Canlılar aleminin ne yazık ki en zayıf halkası insan, önüne çıkan her şeye hakim olma tasası uğruna yükleniyor. Yarı naif ekolojik kaygılarla söylemiyorum bunları, daha çok varoluşsal bir düzlemden bakarak homurdanıyorum.”

Ben size tercüme edeyim: İnsan her şeye sahip olmak istiyor. Tabiat falan dinlemiyor. Bunu laf olsun diye değil, hakikaten fikrim bu olduğu için söylüyorum.

Evet demek istediği bu ama böyle sade söylerse büyük edebiyatçı olamaz, kendisine hürmet gösterilmez. Onun için eğip büküyor lafı, varoluşsal gibi güzellikten nasibini almamış bir kelimeyi kullanıyor.

Kendisi de ne olduğunun farkında olacak ki aynı mülakatta “Nitelikli okurlar seçiyor yazdıklarımı, geniş bir okur nüfusum yok benim.” Çok okunmak sanat seviyesini ölçmez. Asırlar sonra dahi okunan yazarların bazıları yaşarlarken okunmamışlardır, bu olabilir. Ama buradan, okunmuyorsa hakiki sanat eseridir hükmünü de çıkaramayız. Bence Enis Batur ne okuduğunu anlamak istemeyen, kendi gibi olan okurlarını “nitelikli” diye tavsif ederek avutuyor kendini.

Vay haline Türk dilinin, vay haline Türk edebiyatının!

Onur BÜLBÜL

Günümüz Edibleri yazısını buradan okuyabilirsiniz.

Enis Batur’u zikrettiğim diğer bir yazımı da buradan okuyabilirsiniz.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s