Bacon’ın Denemeleri

Francis Bacon

Francis Bacon

Francis Bacon’un denemelerini okudum. Kitap hoşuma gitti doğrusu. Zaten edebî neviler arasında en sevdiğim nevi şiirden sonra denemedir. Şiirin yeri her zaman ayrıdır. Şiirden sonra gelen denemenin yerini zaman zaman roman alabilir mi diye düşünüyorum ama alamayacağına hükmediyorum. Çünkü deneme okurken ekseriyetle eğleniyorum ama severek okuduğum, içime işleyen bir roman binde bir çıkıyor. En sevdiğim romancı Steinbeck’in bile her romanından aynı derecede zevk almıyorum. 2013 yazında okuduğum Gazap Üzümleri’nin yerini diğer romanları alamadı. Okumadığım birkaç romanı var. Belki onlar en az Gazap Üzümleri kadar tesir eder bana ama Gazap Üzümleri’nin bana hissettirdiklerini unutmam mümkün değil.

Benim sevdiğim deneme tarzı aslında Montaigne tarzı denemedir. O yüzden Nurullah Ataç en beğendiğim denemecidir. Bacon tarzı biraz farklı geldi bana. Her söylediğinin mutlak hakikat olduğunu iddia ediyor. Deneme okurken “bence, bana göre, bana öyle geliyor ki” gibi tabirler bekliyorum. Bacon’da ise hiç yok böyle laflar. Belki de Bacon gerek duymadı böyle bir şeye. Neticede insan kendi fikirlerini yazar. Her seferinde bence demek gereksiz olabilir. Hatta sık sık tekrarı ahengi de bozabilir. Deneme nevinin o tarihlerde yeni bir nevi olduğunu düşünürsek Bacon’a küstahlık isnat etmek haksızlık olabilir.

Bacon 1561 ile 1626 seneleri arasında yaşamış. Yani Devlet-i Aliyye’nin ihtişamının devam ettiği senelerde. Orta Avrupa’ya hükmettiğimiz zamanlarda bir İngiliz devlet memurunun denemelerinde Osmanlı’dan veya Türklerden bahsetmemesi düşünülemez. Bacon da çok sık olmasa da dünyanın çeşitli devletlerini zikderederken Osmanlı Devleti’ni de ele alıyor. Bir de bi’t-tabii cengâverlik söz konusu olduğunda biz Türklerden bahsetmeden geçmiyor. Bu mevzuda alakamı celbeden tespitleri var. Mesela savaşçılık yanında hayvanseverlik hususiyetimizden bahsediyor. Osmanlı Devletiyle alakalı bir tespiti de o tarihlerde yani 16. asrın sonu ile 17. asrın başında devletimizin duraklama devrine girdiğini, eski gücünün olmadığı. Avrupa karşısında mağlubiyetlerin çok olmadığı, hala Orta Avrupa’ya hükmettiğimiz tarihlerde bizi böyle iyi tahkik etmesi şâyân-ı dikkattir.

Muhteşem Yüzyıl dizisi ile halk arasında meşhur olan Şehzade Mustafa hadisesi de Bacon’ın bize dair temas ettiği hususlardan. Bu elîm vakanın haberinin dünyanın dört bir tarafına intişar olduğunu böylece bir kere daha anlıyoruz.

denemeBen bir kitap okuduğum, şerit (film) seyrettiğim vakit, o eser veya eser sahibi hakkında internete bir göz atarım. İlk önce Ekşi Sözlük’e bakarım. Bacon maddesine baktığımda daha çok feylesof tarafının zikredildiğini gördüm. Anladığım kadarıyla Bacon denemeciliğiyle değil de memuriyeti ve feylesofluğu ile biliniyor. Fakat feylesofluğu biraz mübalağa edilmiş gibi geldi bana. Belki de felsefeyi hakir gördüğüm için öyle gelmiştir. Ama denemelerinden nasıl bir felsefe çıkarıyorlar anlamadım. Felsefe ismini seviyorlar da onun için her fikir beyanına felsefe diyorlar. Bazı ilim adamlarının basit hakikatleri makalelerinde allayıp pullayıp çok mühim, çok büyük bir şeymiş gibi ciddi bir havayla anlatmaları gibi. Bacon’ı da mübalağa etmenin lüzumu yok diye düşünüyorum.
Okuduğum nüshayı da söyleyeyim. Çok güzel bir tab (baskı) idi. Yapı Kredi Yayınları Bacon’ın denemelerini Kazım Taşkent Dizisi’nden neşretmiş. Kitabın asıl ismi Essays imiş. Akşit Göktürk tercüme etmiş. Güzel bir tercüme olmuş. Zaman zaman uydurma kelimeler kullanılmış ama kitabı okunmaz hale getirecek kadar göze batmıyor, kulağı tırmalamıyor.

Onur BÜLBÜL

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s