Güzel Deneme

Deneme, en az şiir kadar zor bir edebî nevdir (türdür) demeyeceğim ama iyi bir deneme okumak, iyi bir şiir okumak kadar zordur. Kendim de deneme yazıyorum diye böyle söylemiyorum. Benim denemelerim de iyi değildir belki. Ben okuduklarımdan dem vuracağım.

Hemen her kitabını, o kitapların da umumiyetle her kısmını beğenerek ve zevk alarak okuduğum deneme muharriri Nurullah Ataç’tır. Efkârını eğip bükmeden, kalemine geldiği gibi yazan bu büyük edîb, denememizin sultanıdır. Ataç’ın en sevdiğim hususiyeti şiir gibi ifadelerden şiddetle kaçınması ve denemenin hakkını vermesidir. Boş edebiyat yapmamak için daima temkinli davranan ve yazılarını kari ile (okur ile) sohbet eder havasında tahrir eden Nurullah Ataç, insanı müthiş bir tarafsızlıkla rasat etmiştir. Bu sayede benim fıtrat kelimesi ile tarif ettiğim cihanşümul hakikatleri (birkaç hususta hatalı hüküm vermek haricinde) görmekte muvaffak olmuştur. Yine de Ataç’ın muvaffakiyeti bence efkârından olduğu kadar lisanındandır da. Özleşme hareketine muhalif olan benden bunları duymak şaşırtabilir sizi ama şaşırmayın. Bir düşünün, Ataç o kadar öztürkçe kelime kullanırken hiç şimdiki müellifler gibi yazdıklarına halel getiriyor mu? Tiksinmeden, iğrenmeden en mugayir kelimelerini bile lâ-yenkatı (duraksamaksızın) okuyoruz.

Ben aynı hususiyeti Suut Kemal Yetkin’in Günlerin Götürdüğü kitabında da rasat ettim. Ne dersiniz, yazı yazmanın hakkını vermek ve güzel bir yazı lisanına sahip olmak o neslin hasîsası (özelliği) olabilir mi? Osmanlı’nın münevverlerinden bahsettiğimizi derpîş edelim bunu düşünürken.

Yakın zamanda Ali Çolak’ın deneme kitabını okudum. “Bilmem Hatırlar Mısınız?”diye bir kitap. Sevmedim ben bu kitabı. Yılın deneme yazarı mükafatını almış bir yazardan daha güzel yazılar bekliyordum. Okudukça aklıma Ataç’ın denemeleri geldi. O denemeleri okurken aldığım tat ile Ali Çolak’ın denemelerini okurken hissettiğim sıkıntıyı mukayese ettim de atlaya zıplaya zor bitirdim kitabı. Ne olurdu denemenin hakkını veren bir yazarımız olsaydı?

Haksızlık etmek de istemiyorum. Son zamanlarda Feyza Hepçilingirler hayranlığı başladı bende. “Dedim Ah” kitabını menfi cihette tenkit ettiğimi biliyorum. Ama ben onun dil üzerine olan fikirlerini tenkit ettim. Şimdi o kitabına ve diğer kitaplarına birer deneme kitabı nazarıyla baktığımda muteber eserlerle karşı karşıya olduğumu görüyorum. Deneme sahasında beni tatmin eden bir Feyza hanım var.

Mecmualarda deneme diye neşrolunan yazılardan bahsetmek bile istemiyorum. Devrik cümleler kurarak şiir gibi bir üsluba sahip olma gayretlerinin insanı utandıracak seviyede âsâr-ı erâzildir bu acayip yazılar.

Kimse güzel deneme yazamıyor da bir ben mi yazıyorum? Hayır, ben de güzel yazamıyorum. Ataç’ın denemeleri ile benimkiler de mukayese edilmez. Ama en azından şiir hevesimi nesir ile almaya çalışmıyorum. Şiir yazamadığımı kabul ederek yazabileceğim en iyi nev olan denemeyi elimden geldiğince güzel yazmaya çalışıyorum. Bana öyle geliyor ki deneme en mühim tarafı nazımdan uzak oluşu ve samimiyet arz etmesi.

Samimiyeti de biraz şerh etmek lazım geliyor. Zira samimiyetten farklı şeyler anlaşılabiliyor. Mesela bazılarınca samimiyet, yazarın yalan söylememesi, düşündüğünü yazmasıdır. Fakat nereden bileceğiz ki hakikaten öyle mi düşünüyor yoksa yalan mı söylüyor, bilemeyiz. İnsanın kalbinden geçeni ancak Allah bilir. Samimiyetten benim anladığım daha başka bir şey. Eğer bir yazarın karie (okura) hitabı yakın bir arkadaşına hitabı gibiyse, bir dostuyla konuşuyormuş gibi yazıyorsa benim nazarımda samimidir. Benim tarif ettiğim üsluba samimiyet demek belki de hatalıdır. Başka bir isim bulmalı bu tarza. Samimiyet ölçülmesi mümkün bir hasse değildir ki.

Samimiyet denemede olmazsa olmazdır demiyorum ama olmasını tercih ederim. Muvaffak bulduğum deneme muharrir ve muharrirelerini saysam bahsettiğim samimiyete sahip olanları sayarım. Kendim de öyle bir denemeci olmaya gayret ediyorum.

Güzel denemeler okumak için nereye bakacağımı da şaşırdım. Gazetelerden umudumu keseli çok oluyor. Nerede elli altmış senenin edebiyat dolu gazeteleri nerede şimdinin rengârenk, üryan kadın fotoğrafı dolu ciddiyetsiz gazeteleri? Türkçenin hatalı tasarrufuna emsal mi arıyorsunuz? Alıverin bir gazete, bol bol bulursunuz orada. En ciddi bilinen gazetelerde bile lisan mevzuunda bir itinasızlıktır gidiyor.

Mecmualar deseniz; güzel hikaye, şiir bulduk da sıra denemeye mi geldi derim. Daha şöyle okunur, kaliteli bir edebiyat mecmuamız yok ki denemeler neşredilsin. Belki birkaç mecmuanın birkaç sayısında nadiren çıkıyordur öyle yazılar da bana denk gelmiyordur.

Güzel deneme okumak için iki menba sayabilirim ama tereddüt ediyorum. Edebiyat açısından tartışmalı sahalardan bahsedeceğim çünkü. Birincisi internettir. Tesadüf eseri güzel birkaç şahsî internet sahifesi buldum ve buluyorum. Buralarda muhtelif mevzularda yazılar yazıyorlar. Aynen benim yaptığım gibi. Lakin edebî kıymete sahip olanları bulmak o kadar kolay değil.

Güzel yazıların ikinci menbaı da gariptir ama mizah mecmuaları. Bilhassa da Uykusuz. Evet mizah gayesiyle yazılan yazılarla dolu bu mecmualar ama içlerinde bazı muharrirler var ki sözde edebiyat mecmualarında boy gösteren edebiyatçı geçinenlerin dönüp bakmayacağı halbuki hakiki edebiyatın ve denemenin hakkını veren muharrirler. Bunlara bir misal Umut Sarıkaya’dır. Takip edin Uykusuz’u, ne dediğimi anlarsınız.

Ataç’ın “Aşk Şiiri İsteriz” diye bir yazısı vardır. Ben de onun gibi diyorum ki ‘güzel deneme isteriz’. Deneme gibi deneme gibi isteriz. Ağlamaklı bir üslupla kaleme alınan mensur şiir müsveddesi değil hakiki deneme isteriz.

Onur BÜLBÜL

Reklamlar

Güzel Deneme” üzerine bir yorum

  1. Bence genç bir insan olduğun göz önüne alınacak olursa deneme yazma konusunda ciddi aşamalar katediyorsun. Samimiyet sözcüğü yerine okuruyla kendini bir tutmak, doğal davranmak gibi sözcükler belki biraz o istediğin anlamın yerini tutabilir.
    Deneme yazmanın temel gereksinimi sen de biliyorsun ki deneyimdir. Çok yaşayınca çok şey görüyorsun.Onlardan damıtıyorsun ve deneme çıkıyor ortaya. Umarım duygusal zenginliğini çogaltacak ve derinleştirecek deneyimlerin olur.
    Sevgiler…

    Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s