Lügatler Hakkında

Yeni bir müteakibim benden lügatlerle alakalı yazmamı istedi. Bu isteği geri çevirmek olmaz ancak böyle mühim bir mevzuda, üstelik arzu üzerine yazı yazmak bendeniz için hem müşkil hem de hicap vesilesi. Hatalarımın affını rica ediyorum karilerden.

İlmî yazılar kaleme alamadığımı beni takip edenler bilirler. Onun için bu da ilmî bir yazı olmayacak. Sık müracaat ettiğim lügatleri nasıl ve hangi hallerde istimal ettiğimi anlatacağım. Faydalı olmasını temenni ederek Ferit Devellioğlu’ndan başlıyorum. Efendim, bu lügat Osmanlıcadan Türkçeye, yani günümüz Türkçesine bir lügattir. Madde başları latin harfleri iledir ama kelimelerin asıl imlalarını yani Osmanlı elifbası ile yazılışlarını ihtiva eder. Hangi hallerde müracaat edilir derseniz, latin harfli ama eski kelimelerin fazla olduğu metinler için istimal edilmesini tavsiye ederim.

Osmanlıca-Türkçe lügatlerden ikincisi Şemseddin Sami‘nin, Kâmûs-i Türkî‘sidir. Osmanlı elifbası ile muharrer metinlerde müracaat edilir çünkü madde başları da açıklamalar da Osmanlı elifbası iledir. TDK, nedendir bilmem bu lügati latin harfleri ile neşretti. Lakin lügatin asıl tasarruf sahasına mugayir bir neşir oldu. Osmanlı Türkçesinin talimi sırasında metinleri okunamayan kelimelerin okunmasında çok faydalı olan bu lügat aynı zamanda her yerde bulunmayacak malumatları ihtiva eder. Bir müspet tarafı da kelimelerin vezinlerini göstermesidir.

Kâmûs-i Türkî’den sonra Mehmet Kanar’ın lügatlerine geçiyorum. Mehmet Kanar Bey, Farsça mütehassısıdır. Arapça’ya ve tabii Osmanlı Türkçesine vâkıftır. Arapça ve Farsça lügatlerini faal istimal etmediğimden onlar hakkında konuşmayacağım lakin iki ciltlik Osmanlı Türkçesi lügatinden bahsetmem lazım. Evsaf bakımından Devellioğlu lügati gibidir. İlaveten kelimelerin cezirlerini ve madde başlarının geçtiği misaller ihtiva eder ki Mehmet Kanar Farsça hocası olduğundan olacak, İran şairlerinin şiirlerine sık rastlanır. Lügatin sonunda bir de imla cetveli vardır.

Mehmet Kanar’ın en sık kullandığım lügati ise Türkçe-Osmanlıca olanıdır. 444 sahifelik bu küçük lügat, dil inkılabı ile teşkil edilen kelimelerin asıllarını gösterdiği için çok faydalı oluyor. Bilhassa benim gibi lisanını tanzim ve dil inkılabının tahribinin tesirlerini bertaraf etmek isteyenlerin vazgeçilmezidir. Lügatte kelimelerin Osmanlı elifbası ile imlaları da mevcuttur.

Türk Dil Kurumu’nun Türkçe Sözlüğü, bittabii, mühim lügatlerdendir. Her daim el altında bulunması lazım gelir.

İlm-i iştikak (etimoloji) için bildiğim kadarı ile birkaç lügat mevcut. Lakin ben müellifini sevmesem de hatta ondan nefret etsem de Sözlerin Soyağacı’nı istimal ediyorum. Müellifi Sevan Nişanyan’dan siyasî ve bilhassa dinî sebeplerle nefret etmeme rağmen bu lügat, ilm-i iştikak için diğerlerine nispeten daha münasip geliyor. Tabii internet üzerinden istimal etme imkanının da bunda tesiri var. Bu kadar şümullü başka bir lügat bilenlerin beni de haberdar etmelerini istirham ederim.

Buraya kadar, istimal ettiğim lügatlerin hususiyetlerinden bahsettim, mümkün olduğunca haklarında malumat verdim. Şimdi bu lügatlerden nasıl istifade ettiğimi anlatmak istiyorum. Zikir silsilesini bozmadan Devellioğlu’ndan başlıyorum. Efendim, daha evvel de bahsettiğim üzere latin harfleri ile yazılmış metinlerdeki Osmanlı Türkçesinde kullanılan, ekseriyetle Arapça ve Farsça menşeli kelimelerin manalarına bakmak ve bunların Osmanlı elifbası ile imlalarını öğrenmek için istimal ederim.

Kıraat ettiğim metin, Osmanlı elifbası ile tahrir olunmuş ise harekesini bilmediğim veya okunuşunu çıkaramadığım kelimelere Kâmûs-ı Türkî’den bakarım. Devellioğlu’da olmayan bası kelimeler de burada olabiliyor.

Mehmet Kanar’ın Osmanlı Türkçesi Sözlüğü’nü çok sık istimal etmiyorum. Ama bazı kelimelere Devellioğlu’ndan sonra buradan da bakarım. Mehmet Hoca’nın verdiği misalleri okumanın zevki de başka oluyor. Zira Devellioğlun’da böyle bir imkan mevcut değil.

Kanar Hoca’nın Türkçe-Osmanlıca lügatini ise elimden düşürmüyorum. Çünkü ben harf ve dil inkılabının tahribatını en azından yazı dilimde asgari seviyeye düşürmeye gayret ediyorum. Dil inkılabı vesilesi ile uydurulmuş bir kelimeyi yazmak yerine evvela bu lügati açıp eskiden o kelime yerine hangi kelimenin istimal edildiğine bakıyorum. Bulamazsam baktığım ikinci lügat, TDK’nın Türkçe Sözlük’ü oluyor. Çünkü TDK, takdire şayan bir şekilde bazı kelimelerin eski karşılıklarını da yazıyor. Fransızca ve İngilizce menşeli kelimelerin eski karşılıklarını da burada bulabiliyorum.

Arapça ve Farsça kelimelerin manalarını daha iyi idrak etmek için ise ilm-i iştikak lügatine bakıyorum.

Bir de mümkün olduğunca Osmanlı Türkçesi ile yazıyorum. Tabii Arapça ve Farsça talim etmediğim için bazı kelimelerin imlalarını bilemiyorum. Bunlar için de yine Mehmet Kanar’ın “Osmanlı Türkçesi Yazım Kılavuzu” çok faydalı oluyor.

Edebiyat Fakültesinin emekli hocalarından Prof. Dr. Attila Şentürk, divan şiiri sohbetleri tertip ediyor her ay. Bu sohbetlerinden birinde hocamız, divan şiirindeki kelimelerin şiirlerin yazıldığı zamandaki manalarını bu yukarıda zikrettiğim lügatlerde bulamayacağımızı söylemişti. Şimdiye kadar pek böyle bir hisse kapılmadım. Umumiyetle manasına baktığım kelimeler, mısraların manalarında boşluklara sebebiyet vermedi. Lakin bir bildiği vardır deyip TDK’nın neşrettiği ve 17. asır Türkçesinin lügati olan Meninski’nin Thesaurus’u ve XVII. Yüzyıl İstanbul Türkçesi serlevhalı lügati aldım. Hoca bu lügatten bahsettiği sohbette, -şerh ettiği gazeli şuanda hatırlamıyorum- “hengâme” kelimesinin asıl manasının kalabalık olmadığını; “seyirlik” olduğunu ve bu manayı ancak daha eski zamanların Türkçesinin lügatlerinde bulunabileceğini söyledi. Meninski lügatinde tam olarak bu mana olmasa da benzer manalar var. Yani ara sıra divan şiirindeki kelimelere bakılabilcek bir lügat olduğuna kani’im.

Lügatler ediplerin, edibelerin merdüm-i dîdeleridir. Bu bahsettiğim lügatler olmasa nasıl yazardım o kadar yazıyı? Sadece yazı yazarken veya okurken değil, başka zamanlarda sadece eğlence olsun diye bile lügat karıştırırım ben. Size de tavsiye ederim. Kelimelerle alakadar olmayı biraz seviyorsanız hem size çok şey katacak hem de eğlendirecektir.

Onur BÜLBÜL

Reklamlar

Lügatler Hakkında” üzerine 2 yorum

  1. Yazı için teşekkür ederim. Elinize sağlık. Saydıklarınız dışında bir de Muallim Naci’nin “Lügat-ı Nâci” adlı eserini de eklememe müsaade edin. Bu eser de tıpkı Kâmûs-i Türkî gibi, açıklamalar da dahil Osmanlı harfleri ile yazılmıştır.

    Ferit Devellioğlu merhum, bu alanın pîridir, eseri uzun yıllar alternatifsizdi. Ne var ki bizde leksikoloji bilinmediği için eksik yanları vardı. Kanar bu eksikleri nispeten gidermiştir. Hususiyetle, kullanılışı kafa karıştıracak bazı kelimeler için cümle örneği vermesi çok yerinde olmuş.

    Bir misal vermek gerekirse, “hâiz” (içeren) kelimesi bizde hep yanlış kullanılır; “filanca özelliklere hâiz” diyorlar, oysaki “özellikleri hâiz” denmesi lazım. Zira, bu kelime tümleç değil, nesne alır. İşte bu gibi kelimelerin nasıl kullanılacağını tarif etmek de bir sözlüğün vazifelerinden biridir. Ne yazık ki bizde hiçbir sözlükçü bu zahmete girmemiş şimdiye kadar. Kanar’ın sözlüğü, benim bildiğim ilktir bu anlamda.

    Yine Kanar’ın “Türkçe-Osmanlıca” sözlüğü de çok iyi düşünülmüş bir eser. Bir zamanlar, Ali Püsküllüoğlu da aynı mantıktan yola çıkarak Öz Türkçe Sözlük’ü hazırlamıştı. Osmanlıca sözcük ve terimlerin Türkçe karşılıklarını göstermişti bu eserinde. (O da faydalı bir eserdir bana göre.) Kanar da bu anlamda iyi bir karşılıklar sözlüğü hazırlamış bana göre.

    Türkçe için bir de İlhan Ayverdi’nin “Misalli Büyük Türkçe Sözlük adlı eserini tavsiye ederim ilgilenenlere. Üç cilttir ve Kubbealtı’ndan çıkmıştır.

    Yazı için tekrar teşekkür ederim. Selamlar…
    İlker

    Beğen

    • Alakanıza bir kere daha teşekkür ederim.
      Efendim, Lügat-ı Naci’yi aldım ama bendeki lügat TDK’nın neşri olduğu için yeni harfler ile. TDK hangi akla hizmet ile sadece latin harfleriyle neşrediyor bilmiyorum. O sebeple şimdiye kadar hiç istimal etmedim, zikretme lüzumunu da duymadım.

      İlhan AYVERDİ’nin Misalli Büyük Türkçe Sözlük’ünü ise unutmuşum. Ne iyi oldu zikretmeniz. Lügatlerin ekserisinde mevcut olmayan ilm-i iştikak malumatları bu lügatte bulunabiliyor.

      Cevabınız için müteşekkirim, iyi çalışmalar dilerim efendim.

      Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s