Kahveniz Nasıl Olsun?

                             image

Uzun zaman bekledikten sonra nihayet kahve ile alakalı güzel bir kitap olan Kahveniz Nasıl Olsun’u okudum. Sanıyorum bir sene evvel neşrolunmuştu bu kitap ve Cumhuriyet gazetesinin kitap ilavesinin vitrin kısmında boy göstermişti. Muharriri Beşir Ayvazoğlu’na Türk Edebiyatı mecmuasından aşina idim ama bu kitabın yazarı olması benim için muaccib (şaşırtıcı) bir şeydi. Çünkü mecmuadan takip ettiğim kadarı ile bu tarz bir kitap kaleme alacağını düşünmezdim.

Üzerinden bir sene geçti ve kitabı okumak nasip oldu. Kahve ile alakalı pek çok kitap olduğunu görmüştüm. Beşir Ayvazoğlu da bu malumatı vererek başlamış kitabına. Kahveyi mevzu edinen onca kitap varken tahrir ettiği eserin farklı olmasına gayret ettiğini ve kahveyi daha çok edebi malzemeler zaviyesinden ele aldığını izah etmiş. İyi de yapmış. Çünkü bu tip bir izahat, karii (okuru) samimi bir havaya sokuyor. Kitabın tahrir safhalarına nazar etme imkanı buluyoruz.

Ben kahveyi çok severim. Günde iki fincan içmesem noksanlık hissederim. Tabii kahve derken bizim bol köpüklü, telveli, zarif kahvemizi kast ediyorum. Yoksa diğerlerine kahve demem, nevileri ne ise öyle zikrederim. Mesela neskafe, filtre kahve vs. Kahve benim için sadece bizim kahvemizdir. İsmi için bile bu kadar hassasiyet duyduğum kahvemizin makinelerde lezzetsiz, köpüksüz hale getirilmesine ise takdir edersiniz ki hiç tahammül edemem. O yüzden her yerde kahve içemiyorum. Güzel kahve istiyorsanız aramanız lazım. Pahalıysa lezzetlidir deyip sakın meşhur kahve şirketlerinin kahvehanelerine girmeyin. Kazıklanır üstüne bir de bulaşık suyu içersiniz. Zordur efendim, artık hakiki kahve içmek, çok zordur.

Anlaşılan o ki Beşir Ayvazoğlu da bu mevzuda benim kadar muhafazakar. Kitabını yazmak için masa başına oturup eşinin pişirdiği ( dikkat edin yaptığı değil, pişirdiği) kahveyi içerek iktida eylemiş tahrire. Ve benim yukarıda zikrettiğim birkaç hususiyeti uzun uzun anlatmış. Ama Beşir Beyin lisanı pek güzel. Benim kadar eski kelime kullanmasa da kulağı tırmanmalayan ve öztürkçe tabir olunan acayip kelimâtı kalemine bulaştırmıyor. Tatlı talı okuyorsunuz. Üslûbu aynı zamanda akıcı. Hiç yormuyor insanı. Zaten o yüzden “Kahveniz Nasıl Olsun”ndan sonra diğer bir kitabına başladım. Aynı hususiyetleri bu ikinci kitap içinde tekrar edebilirim.

Kitabın biraz da muhtevasından bahsedeyim. İlk önce kahvenin tarihine temas ediliyor. Hayli garip malumatlar öğreniyorsunuz. Fetvalar vasıtasıyla kahvehaneler nasıl kapatılmış, kahve nasıl memnu edilmiş gibi hayrete düşüren hakikatler çıkıyor karşınıza. Ondan sonra kahvenin kendinden ve  pişirme usulünden vs bahsediliyor. Tabii fincanları da unutmamış Beşir Bey. Bu kısımdan sonra çeşitli kahvehanelerden bahsediyor ama ne yalan söyleyeyim ben biraz sıkıldım bu kısmı okurken. Kahvehanelerle alakalı bir kitap olan Salah Birsel’in Kahveler Kitabı’nı kıraat ettiğim için yavan geldi. Ama belki siz beğenirsiniz. Son kısım da hayli alaka cezbediyor. Kahveden çaya nasıl döndüğümüzü anlatmış bu kısımda Beşir Ayvazoğlu. Çaya düşkün zevattan da bahsetmiş. Mesela ben Ahmet Haşim’in çayı bu kadar sevdiğini öğrendim. Onun “Âteş doludur tutma yanarsın / karşında şu gülgûn piyale” mısraları çay ile beraber zikredilince daha bir manalı oldu.

Kitabın içindeki serlevhalar (başlıklar) da şöyle: Kahve, Kahvehane, Kahveden Çaya.

Bu kadar kahveden bahsetmişken bir kahvehaneyi zikretmek istiyorum. Beşir Ayvazoğlu’nun editörlüğünü yaptığı Türk Edebiyatı mecmuasının idarehanesinin altında bir edebiyat kıraathanesi var ama bakmayın kıraathane namına turist merkezi olarak faaliyet gösteriyor. Eğer kahvehanenin işletmesi mecmuanın vakfı, Türk Edebiyatı Vakfı’na ait ise vakfı takbih ediyorum. Yok değilse bir an evvel o işletmeyi değiştirip oraya yakışır bir kahvehane açmalarını temenni ederim.

Mevzudan uzaklaştık ama inanın orası içimde bir uktedir. Şimdi toparlıyorum. Efendim, Salah Birsel’in Kahveler Kitabı ve Ah Beyoğlu Vah Beyoğlu kitaplarını şeker gibi kitaplar diye tavsif eden bendenize göre Kahveniz Nasıl Olsun? da tatlı kitaptır. Yani kıraat etmeye değer. Kapı neşriyattan (yayınlarından) çıkmış bu kitabı beğenmenizi temenni, daha nice kitap tavsiyelerinde buluşmayı da ümmîd ederim.

Onur BÜLBÜL

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s