Yazın Edebiyat

Yaz mevsimi kitap okumak için çok iyi fırsattır deniyor. Bence değildir. Yazın eve kapanıp kitap okumak kolay şey midir? Dışarısı cıvıl cıvıl, pür-hayat iken otur evde kitap oku.

Kitap asıl kışın okunur. Dışarıda fırtına varken sarılırsınız battaniyenize çayınızı yudumlarken kıraatınıza (okumaya) başlarsınız. Onun verdiği lezzet neyde vardır ki? Zaten bu hakikat neşriyatlar ve mecmua idareleri tarafından da malum ki muhteva cihetinden yavan kitaplar, mecmualar neşrediyorlar. Çok satanlara bakıyorsunuz, şezlong kitapları boy gösteriyor. Nedir şezlong kitabı? Hani yazın popçular yeni albüm çıkarırlar da o yaz her yerde çalınır ama kıymeti, hakikaten sanat kıymeti olmadığından ertesi sene unutulur ya, işte şezlong kitapları da öyledir. Yazın insanlar alsınlar, şezlonglarında okusunlar diye neşrolunmuş kıymetsiz kitaplardır. O sebeple çok itibar etmek yaz kitaplarına da mecmualarına da. En-nihayet insanların kitap okuduklarını göstermelerine yarayacak eşyalardır.

D&R’ın çok satanlar listesine baktım bunları yazarken. Liste teyit ediyor dediklerimi. Lakin listede Kürk Mantolu Madonna gibi pek meşhur bir roman da var. Şaşırmamak lazım buna. Bazen bazı kitaplar moda oluyor. Ne hikmetse bu aralar da Kürk Mantolu Madonna modası var. Sebebini hiç anlamadım ya sosyal ağlarda da sık sık görüyorum. Sabahattin Ali’yi çok severim ben, bilhassa şiirlerini severim. Şimdiye kadar iki romanını okudum. Biri Kürk Mantolu Madonna diğeri Kuyucaklı Yusuf. Bana kalırsa Kuyucaklı Yusuf kat kat daha güzeldir öbüründen ya işte insanlar bellemişler bir kere. İsmi de sanki zamanımızın mistik havasına münasip düşüyor herhalde. Vel-hasıl muhtteva cihetinden şezlong kitabı olacak eser değildir ya çok da ahım şahım eser de değildir bence. Moda olunca bir kere hakiki hislerden vazgeçip herkesin ettiği laflara iştirak etmek pek revaçta.

“Zamanımızın mistik havası”nı açayım biraz. Bahsettiğim şeyin içinde bulunduğumuz -elhamdülillah- mübarek Ramazan ayı ile alakası yok. Elif Şafak’ın Aşk romanı ile başlayan Mevlana ile Şems tutkusunun sebep olduğu mistik hava. Sağ olsun Elif Şafak Mevlana ile Şems mevzuuna ilimden adeta kaçarak dahil oldu ki şimdi önüne gelen benzer mevzuda kitap yazıyor. Sosyal ağlarda Şems’in Mevlana’nın sözleri, şiirleri dolaşıyor ki bunların hiçbirinin kaynağı yok. İlimden bu kadar uzaklaşılacak şey midir tasavvuf edebiyatı. Değildir, değildir ama artık bunun tasavvuf edebiyatı ile alakası kalmadı ki. Garpta (batıda) asırlardır mevcut olan oryantalist nokta-i nazarının (bakış açısının) edebiyat sathındaki hali idi Mevlana ile Şems münasebeti. Garplıların bilhassa Amerikalıların filolojik zayifetini de düşünürsek anlarız zaten. İlim nerede, meşhur Mevlana kitapları nerede? Her şeyden evvel kendine hürmeti olan muharrir (yazar) Farsça bilmeden Mevlana ile alakalı kitap yazmaz. Ama mesele ne edebiyat ne ilim. Mesele sadece para.

Yazdıkça sinir basar mı insana? Bana basıyor. O yüzden uzatmayayım. Demem o ki kitap asıl kışın okunur, edebiyatın tadına fırtınalı havalarda varılır. Tabii ben yazın okumayı çok severim. Sıcakta başka bir şey yapamıyorum diyene zorla kabul ettirmeye çalışacak değilim. O da yazın sevsin okumayı. Ben kış gelince çok daha güzel tenkitler, kalem tecrübeleri yazacağıma kaniyim. Şu yazdığım bile şezlong yazısı olmadı mı?    

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s