Musiki

Musiki hakkında söyleyecek çok sözüm var lakin neresinden, hangi hassesinden (özelliğinden) başlayacağıma karar veremiyorum. Hatta karar verememek bile denemez buna. Zira seçenekleri bulmuş da tercih edemiyor değilim. Hissiyatımı ve efkarımı kelimelere nasıl dökeceğimi bulamıyorum. Buna sebep olan da bizzat musiki olabilir. Ki musiki anlatılmaz, gûş edilir, hissedİlir.

Her şeye rağmen musikinin insanı histen hisse attığından bahsetmek isterim. Bir şarkı değil midir cenk meydanlarında askerleri bağır çağır düşmana koşturan? Hayber’in fethine Gazneliler Ferdovsi’nin şiirini ahenkle okuyarak muktedir olmamışlar mıdır? Ve dahi işte bizler için hoş teranelerle geçen hoş gecede aşık olmak bir kat daha kolay olmaz mı? Musiki, güzelliğe güzellik katar da kalpler titretmez mi? Bu saydıklarımı hep yapar ve onun sayesinde nice şeyler vuku bulmuştur. İşte bu yüzden onu yadsımak ne boş gayrettir.

Her an bir ses duyarız.Sabah kuşlar cıvıldar. Rüzgarda çınar hışırdar ve bizler musiki icra ederiz. Kuşlar gibi aşk şarkıları da söyleriz, mezarlık servileri gibi uğuldarız, bazen de eser gürleriz. Allah Teala insana musiki icra yeteneğini ihsan etmiştir ve bunu müsbet cihette kullanan insan evladı ne güzellikleri tezahür ettirmiştir. Buna karşı çıkmak, yok saymak, gayr-i kanuni telakki etmek insanın fıtratıyla yani İslamla zıt düşmektir. Kimse İslam’a münasip fikretmek, yaşamak mecburiyetinde değildir lakin insana karşı olmak da kabul edilebilir mi? Ben edemiyorum. Edemiyorum ya fazla kafaya takmadan musiki dinlemeye hatta terennüm etmeye devam ediyorum.

Ne tarz dinlersin sualine hiçbir zaman rahatça cevap veremedim. Bunda bir gariplik de görmüyorum. Çünkü ben hemen hemen her tarzda bir güzellik, zarafet olmasa da bir ahenk buluyorum. Nadir de olsa rock tabir olunan şarkıları bile dinliyorum. Lakin klasik türk musikisinin yeri ayrıdır bende. Onda kendim o kadar buluyorum ki bizzat benim bir cüz’ümmüş gibi hissediyorum. Müteessif (üzgün), müheyyic (heyecanlı), aşık, nasıl olursam olayım halet-i ruhiyeme münasip bir şarkı mutlaka buluyorum onda. Güftelerinin de bunda payı çok tabii. “Aman cana beni şad et” gibi bir güfteyi sevmemek kaç kişi için mümkündür?

Musiki deyip geçmeyiniz, çok da bela olabilir insanın başına. Yeter duymak istemiyorum artık bile der insan. Ne zaman der? Ben kitapçıda diyorum. Hepsinde değil tabii. D&R’larda böyle bağırasım geliyor. Bir kitap almadan evvel okumak istiyorum bittabii ama tepemde “rezalet rezalet” diye adını sanını duymadığım birinin şarkı olduğu iddia edilen eseri(!) çalıyor. Gelin şimdi orada şiir okuyup beğenin de kitap alın. Olacak iş değil. Olmuyor zaten. Ekseriya benim gibi düşünülüyorsa mağazanın sahibi kendi çıkarı için kıssın o müzikleri hatta tamamen kapatsın. Kitap seçecek insanları musiki ile tesir altına almak hoş bir şey değil.

Buradan ara sıra tavsiyelerde bulunabilirim ama şimdi sırası değil. Ben bunları umumi manada bir yazı olduğu için söyledim. Daha hususi sahalara sonra geçeriz. Hem nereden bilirim bu yazıyı okuyan kimseler neler seviyorlar? Şimdi tek tavsiyem ne dinlersiniz bilmiyorum ama mutlaka dinlemenizdir. Dinleyin ki ruhunuz his ile yontulsun. Hangi his olduğu pek mühim değil. Hissetmeyen insanlar yaptılar bizleri gibi geliyor bana. O yüzden size tekrar hissetmenin tadını çıkarabileceğiniz şarkıları çekinmeyin dinleyin. Hüzünlü bir şeyler seçin ağlayın, hareketli şeyler seçin evde kendi kendinize dans edin. İyi gelir bence. Dinleyin.

Ufak bir noktaya daha temas etmek istiyorum. Tahammül edemediğim bir musiki türü var. Türkçe pop. Aslına bakarsanız musiki bile diyemiyorum. Çünkü icra göremiyorum. Rock müziği de kafam fazla kaldırmaz ama felsefesi oluşu bile ona hürmet duymamı sağlıyor. Lakin bu pop müzik -sevenleri kusura bakmasın- insanı uyuşturmaktan başka bir hassesi olmayan kapitalist dünyanın ekseriyetle kullandığı yaratıkmış gibi geliyor bana. İnsanları coşturan bir tarafı olduğunu görüyorum tabii ama insanlar sadece müzikle coşmuyor. Neler neler var neler amaç coşmak olduktan sonra. Pop parçaları zannetmiyorum ki gelecek nesiller tarafından da terennüm edilsin.

Vel hasılı kelam, musiki olmazsa olmazdır. İnsan oldukça da olacaktır. Şekli değişir, mahiyeti değişir ama insan varsa musiki de vardır. Bunun farkına varınca insan neler bulmuyor ki o seslerde.

Fikir uçuşması yaşadığım bir mevzuda cümleleri ancak bu kadar toparlıyorum. Kusurumuz affola.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s