Zarafet

                Zarafet nedir sualinin cevabını vermek kolay değil. Bizler tarz-ı hayatımız sebebiyle mücerret (soyut) mefhumları (kavramları) kolay kolay idrak edemiyoruz. İdrak etsek bile ifade edemiyoruz.

                Zarafet de bence ifadeye müsait olmayan mefhumlardandır. Tam bir mücerret mefhum olmasa da elle tutulur olmadığından “işte zarafet budur” denilemiyor. Belki de bu sebeple onu bulmak çok zor. Gösteremediğimiz, izah edemediğimiz bir şeyi bekliyoruz insanlardan.

                Merak ettiğim bir husus var. Zarafete kıymet ve ehemmiyet veren biri olarak benim içime tesir eden, kalbimi titreten  hatta serinlik veren zarafet karşısında başkalarının da hisleri böyle mi? Bu, herkes benim zarif bulduğumu zarif buluyor mu gibi bir sual değil. Benim zarif bulduğum bir şey karşısındaki tavrım ve hissiyatım ile bir başkasının zarif bulduğu şey karşısındaki hissiyatı aynı mı, daha mı fazla, daha mı az? İşte bunu merak ediyorum.

                Galiba herkeste farklı tecelli eden bir hissiyat bu. Her nefis zarafete aynı oranda meftun olsa, vurulsa dünya böyle mi olur? Zihniyet ne olursa olsun zarafet arayan ruhların vücuda getirdiği eserler istesinler istemesinler bir güzellik ihtiva edecektir. Etrafıma baktığımda bu zarafeti göremiyorsam herkesin böyle bir endişeye sahip olmadığına hükmedebilirim.

                Zarafeti eserlerle mahdud tutmamak lazım. Bazen bir bakış, bir gülüş, duruş zarafet ihtiva eder. Kuğu gibi hoş hanımlar, aslan gibi efendiler de zarafet sahibi değiller midir? İşte bu bakımdan insan eserlerinde olduğu kadar tabiatta da zarafetin olduğunun farkına varmalıyız.

                Hanımlar demişken bir de cinsiyet üzerine fikretmek isterim. Cins-i latif denir Osmanlı’da bayanlara. Latif cins, letafet sahibi cins manasında. Yaratılış bakımından hanımların letafeti yadsınamaz bir hakikattir. Lakin zarafet dediğimizde iş değişir. Her hanım zarif değildir. Asaletle beraber yerleşen zarafet, hanımların yaşına değil ruhuna bağlıdır ve ruhtaki bu zarafet fiziğe ve lisana da aks eder (yansır). Letafetiyle zarafeti tevhid eden (birleştiren) hanımın ince ruhlu bir erkeğin kalbini çalması şaşılacak şey değildir.

                Cins-i latifin zarafet sahibesi olmasını sağlayan pek mühim şeyin iste tabii ki kıyafet olduğunu ve kıyafet meselesinin burada izaha ve tahliline başlanamayacak kadar derin ve mühim bir mevzu olduğunu da zikretmeden geçemeyeceğim.

                Zarafeti sadece hanımlara münasip görmenin de hatalı olduğuna kaniyim. Biz erkeklerin hanımlar gibi hareketler sergilemesi elbette hoş değildir lakin erkek de olsak zarif kıyafetlere sahip olmak, zarif bir fikir işleyişiyle hayatımızı idame ettirmek görülmesi lazım gelen hallerdir. Böyle hallere sahip olan erkekleri feminen diye tavsif etmek (nitelemek) şüphesiz haksızlıktır.

                Ez cümle, kolay değildir zarafeti ruha rabtetmek. Kolay değildir ya bunun için çabalamak da bir vazife olmalıdır. Evet belki her nefis hemencecik zarafete bürünemez ama bürünmek için gösterilen çaba dahi zarafete atılan bir adım değil midir?

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s