Kürk Mantolu Madonna

Göklere çıkartılan, çok okunan kitaplardan oldum olası hazzetmem. Çok satanlardan bir kitabı alıp okumam. Kürk Mantolu Madonna’yı okuduğuma bu sebeple ben de şaştım.

“Çok satanlar listelerinde göremediğimiz bu kitabı neden okumayasın ki” diyebilirsiniz. Çünkü, her ne kadar listelerde yer almasa da edebiyat sohbetlerinde bir süredir yer alıyor. Hatta ilk beşi zorluyor. Bir şekilde karşımıza çıkıyor. Hep takdir ettiğim Yapı Kredi Yayınları yeni baskılarını yapıyor.

Bu kadar tantanası olunca kitabın, ne yalan söyleyeyim merak ettim. Şiirlerini pek sevdiğim ve kendisini samimi bulduğum Sabahattin Ali’nin edebiyat çevrelerinde bu kadar konuşulan romanını alıp okumak istedim. Çünkü bu kitap bir Alacakaranlık, Harry Potter, Boleyn Kızı değildi ki popüleritesi yüksek ama içi boş kitaplardan olsun.

Ocak 2012’de yolum İstanbul’a, Kadıköy’e düştü. Yapı Kredi Yayınları’nın mağazasına uğradım ve birkaç kitap aldım. Aldıklarım arasında Kürk Mantolu Madonna da vardı. Lakin ancak nisan ayında okuma fırsatı buldum. Nisan ayına kadar gizemini koruyan mavi kapaklı ve 48. baskı bu kitap artık aşikar ediyordu kendini.

Evvela ilk intibamı söyleyeyim: Üslubunu sevdim. Lakin bir teknik hata mevcudiyetini de fark ettim. Kitabın ilk bölümlerindeki üslup ve cümle yapıları ile kahramanın okuduğu defterdeki üslup ve cümle yapılarının aynı olması tarafımdan bir hata olarak kabul edildi. Bu mevzuda haklı olduğumu hala iddia edebilirim.

Teknik açıdan fikrim budur. Lakin “bir de konudan bahset” derseniz edecek birkaç lafım elbet var:

Az evvel dediğime benzer şekilde ilk kısımdaki psikolojik tahliller kolay kolay beğenilmeyecek cinsten değil. Tasvir olunan insan kanlı canlı karşınızda tezahür ediyor (beliriyor). Hatta o kadar ki sıkıntılarıyla siz de sıkılıyorsunuz. Lakin ilerleyen kısımlarda defter okunmaya başlanınca (okuyanlar bilir, Raif Efendi’nin defteri) işler değişiyor. Bir anda kendinizi bohem, belirsiz ve sıkıcı bir hayatın içinde buluyorsunuz. Elbette bu hisleri verebilmesi de bir romancıyı muvaffak (başarılı) kılar. Ne var ki burada umumi (genel) bir manasızlık söz konusu. Raif Efendi ile Maria’nın diyalogları mana fakiri. Yahut ben akıl ve his fakiriyim ki herkesçe beğenilen bu muhteşem(!) eseri idrak edemiyorum.

MEB tarafından tasdikli (onaylı) 100 temel eser listesi eminim çok daha iyi şekilde değerlendirilebilir. Sabahattin Ali’ye hürmetsizlik ediyorum sanmayın lütfen. Ben kendisini pek severim. Hatta şiirlerini durur durur okurum. Gel gelelim bu alakayı ve sevgiyi hak eden eserinin Kürk Mantolu Madonna olmadığına kaniyim.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s