mecmualardan ekim

Mecmualardan Ekim

Uzun bir zaman sonra Mecmualardan yazısı yazdığım için çok heyecanlıyım. Bu yazının diğer Mecmulardan yazılarından bir farkı var. Edebiyat mecmuası adı altında neşrolunan bir mecmua bile okumadım. Zamanımızda okunacak edebiyat mecmuası yok. Evet, bu kadar net konuşuyorum. Takip edilecek her ay alınıp okunacak bir tane bile edebiyat mecmuası olmadığı için yazıma da almıyorum. Kafa Efendim…

Meral Ataç Tolluoğlu

Ataç’ın Ailesi

Kendisini dinlemek ve neşrettiği televizyon programı Tarihin Arka Odası’nı seyretmek sabır imtihanı olan Murat Bardakçı zaman zaman tarihî kişilere ait şahsi evrakları ve eşyaları gösteriyor. Şimdi aklıma gelenler, Sultan İkinci Abdülhamid’in kalemi, son padişah Mehmed Vahdettin’in mühr-i hümayunu, çeşitli nâzırların (bakanların) ve tabii Enver Paşa’nın evrakı. Bunlara şahısların aileleri vasıtası ile sahip olduğunu söylüyor. Hatta…

1030px-Viki-Türkçe_Dünya

Mustafa Kemal’in Avdeti

Uzun zamandır dil üzerine yazmıyordum. Fakat Falih Rıfkı’nın Mustafa Kemal’den yaptığı şu nakil beni tekrar yazmaya sevk etti: “Türkçenin hiçbir yabancı kelimeye ihtiyacı olmadığını söyleyenlerin iddiasını tecrübe ettik. Dili bir bir çıkmaza saplamışızdır. Bırakırlar mı dili bu çıkmazda? Hayır. Ben de işi başkalarına bırakmam. Çıkmazdan biz kurtaracağız.” Falih Rıfkı, bu sözleri Çankaya kitabında naklediyor. Benim…

tiyatro 3

Tiyatroyu Özlemişim

İnsan çoğu zaman yanında bir ses seda olsun ister. Lokantalarda ve alışveriş merkezlerinde umumiyetle musiki çalınır; yolda yürüken, arabayla seyrederken radyo açılır; evlerde televizyon hiç susmaz zaten. Sessizlik kitapçılarla kütüphanelerde olur ama Türkiye’nin kitapçı zincirleri bunun haricindedir. Ne hikmetse buralarda kitap satılmıyormuş, insanlar kitapları incelemiyorlarmış gibi yüksek sesle musiki açılıyor. O seslerin ne kadar musiki…

blog

Bloglardan Eylül

Bir zamanlar Nurullah Ataç’ın Dergilerde yazılarına özenip Mecmualardan diye yazılar yazmaya başlamıştım. Bulabildiğim kadar edebiyat mecmuasını toplayıp şiirler, hikayeler, denemeler hakkında fikirlerimi yazardım. Fakat şimdi görüyorum ki hakikaten güzel yazılar okumak isteyen bir kişi mevcut edebiyat mecmualarında bir şey bulamaz. O mecmualar körler ile sığırların birbirlerini ağırladıkları, beş para etmez ucuz edebiyat parçalarının veya kendini…

1956'dan bir televizyon reklamı. "Daha güvenilir"

Televizyon

Televizyona aptal kutusu diyorlar. Ayraç mecmuasının Mayıs 2015 sayısında televizyonun aptal kutusu olduğunu iddia eden üç dört sayfalık bir yazı okudum. Bunu söylemek için üç dört sayfaya ihtiyacı olmaz insanın. Ama yazar bir akademisyendi. Akademisyen olmanın farzlarından bazıları en basit şeyi bile dünyanın en büyük keşfiymiş gibi anlatmak, büyük büyük laflar etmek, bir de mümkün…

s-5ce4cadeb2b858c12fd0e972d2796b992c8a3c1d

Çok Satanlarda Sabahattin Ali

İnsanın okuyacak ne kadar kitabı olursa olsun kitapçıya gitmekten kendini alamıyor. Yeni çıkan kitaplar, eski kitapların yeni tabları (basımları), çok satanlar vesaire derken zaman hızla akıp gidiyor kitapçılarda. Zaman geçirmek için kütüphane ve kitapçıdan daha bir yer varsa ancak sessiz sakin bir kahvedir. Orada da bir şeyler okur, yazar, çizer insan da o yüzden iyidir.…